Ege Denizi’nde art arda yaşanan depremler Türkiye ve Yunanistan’ı alarma geçirdi. Son bir haftada 500’den fazla sarsıntının kaydedildiği bölgede, özellikle Santorini Adası civarındaki gelişmeler endişe yaratıyor. Yunanistan’da halk adaları terk etmeye başlarken, uzmanlar olası büyük bir depreme karşı uyarıyor.
Ege Denizi’nde son günlerde yaşanan deprem fırtınası, bölgedeki fay hatlarının hareketliliğini gözler önüne serdi. Büyüklükleri 1,3 ile 5,2 arasında değişen 500’den fazla deprem, özellikle Yunanistan’da büyük tedirginliğe yol açtı. Sarsıntılar, zaman zaman Türkiye’de de hissedilirken, Yunanistan’da vatandaşlar adaları terk etmeye başladı.
Deprem aktivitesinin en yoğun hissedildiği Santorini Adası’nda ise panik havası hakim. Yunanistan hükümeti adada çadırlar kurarken, polis ve itfaiye ekipleri teyakkuz haline geçti. Afet müdahale ekipleri ve arama-kurtarma köpekleri de olası bir felakete karşı hazır bekletiliyor.
Jeoloji uzmanları, Ege Denizi’ndeki bu hareketliliğin nedenlerini ve olası sonuçlarını değerlendiriyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ege Denizi’nin kuzeye dalan Afrika Levhası’nın güneye doğru çekilmesiyle gerildiğini ve kabuğunun genişleyerek kırılmaya çalıştığını ifade etti.

Bektaş, Ege’deki depremlerin iki olası senaryoyu işaret ettiğini belirtiyor:
1956’da Kırılamayan Fay Bariyerlerinin Kırılmaya Çalışılması: 1956 yılında Ege Denizi’nde meydana gelen 7,8 ve 7,2 büyüklüğündeki depremlerde kırılamayan fay bariyerleri, yeniden kırılmaya zorlanıyor olabilir.
Kırılma Zonunun Genişletilmesi: Depremler, kırılma zonunun kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda genişlediğini gösterebilir.



