Adaylık sürecine ilişkin bir açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin turizmde çeşitlilik stratejisine dikkat çekti. Ersoy, “Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıklar, ülkemizin turizmdeki zenginliğini bir kez daha dünya sahnesine taşıyacaktır,” ifadelerini kullandı.
Adatepe (Çanakkale): Kaz Dağları’nın eteklerinde, taş mimarisi ve zeytin kültürüyle harmanlanmış özgün yapısıyla tarihe tanıklık ediyor.
Sığacık (İzmir): Seferihisar’ın “Sakin Şehir” (Cittaslow) ruhunu yansıtan, kale içi yerleşimi ve yerel üretici pazarlarıyla dikkat çeken kıyı kasabası.
Eski Datça (Muğla): Dar sokakları, begonvillerle süslü taş evleri ve entelektüel mirasıyla Datça’nın en özel dokusunu temsil ediyor.
Ziyaret Köyü (Tunceli): Ovacık’ın eşsiz doğasında, Munzur Gözeleri’ne ev sahipliği yapan ve inanç turizmiyle doğallığı birleştiren mistik bir durak.
Üye ülkelerin en fazla 8 adayla katılabildiği programda Türkiye, bu yıl tercihini “nitelikli ve odaklanmış” bir seçkiden yana kullandı. 9 Haziran 2026 tarihinde tamamlanacak olan teknik değerlendirme sürecinde; kültürel kaynakların korunması, sosyal sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma ve altyapı yeterliliği gibi kriterler baz alınacak. Büyük heyecanla beklenen sonuçların ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde duyurulması planlanıyor.
Türkiye, bu programda son yıllarda yakaladığı başarı grafiğiyle dikkat çekiyor. 2021 yılında Mustafapaşa ve Taraklı ile başlayan ödül serisi; Birgi, Şirince ve Ormana ile devam etmiş, 2025 yılında ise Akyaka ve Anıtlı gibi duraklarla zirveye taşınmıştı. Bu yeni adaylıkların, Türkiye’nin dünyada “en çok ödüllü köye sahip ülkelerden biri” olma unvanını pekiştirmesi bekleniyor.




Yorumlar kapalı.