Makalesinde, Türkiye’nin insani yardım faaliyetlerine verdiği önemi anlatan Erdoğan, küresel krizlerin ve çatışmaların bu çabaları zorlaştırdığını ancak ihtiyaç duyulan hiçbir coğrafyada bu faaliyetlerden vazgeçilmeyeceğini belirtti.
Erdoğan, “Dünyanın karşı karşıya kaldığı küresel krizler, jeopolitik gerilimler ve çatışmalar insani yardım faaliyetlerimizi zorlaştırsa da ihtiyaç duyulan her coğrafyada bu çabalardan asla vazgeçmeyeceğiz. Zira insani yardım siyaset üstüdür, bir vicdan meselesidir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın El Pais’te İspanyolca yayımlanan makalesinin tamamı şöyle:
“Barış, güvenlik ve ortak refah; ancak halklar arasında karşılıklı saygı, adalet ve samimiyete dayalı bir iş birliği anlayışıyla mümkündür. Türkiye ile İspanya, Akdeniz’in iki ucunda yer alan iki kadim dost, iki güçlü medeniyetin mensubu olarak aynı ideallere omuz vermektedir. Bugün, ikili siyasi ilişkilerimizin yanı sıra ekonomi, ticaret, enerji ve savunma sanayisi alanlarında İspanya ile yakaladığımız ivme, Avrupa-Akdeniz istikrarı açısından stratejik önem taşımaktadır.
İspanya, NATO’daki en güvenilir müttefiklerimizden biridir. Adana’da konuşlu Patriot Hava Savunma Sistemi bunun somut ve güçlü bir ifadesidir. İspanya’nın Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecimize verdiği samimi destek, ortak hedeflerimizin derinliğini yansıtmaktadır. Biz, bu stratejik ortaklığı, bölgesel ve küresel sınamalara karşı birlikte geliştireceğimiz güçlü adımlarla taçlandırmakta kararlıyız. Medeniyetler İttifakı’nın 20’nci yılında, farklılıkları çatışma unsuru değil zenginlik kabul eden anlayışımız; küresel krizlerin yaşandığı bu dönemde mazlum halklara umut ve dayanışma mesajı vermektedir.
Savaşlar, açlık, düzensiz göç ve iklim felaketleri bizleri, insanlık tarihinin en ağır imtihanıyla karşı karşıya bırakmıştır. Bugün, Dünya İnsani Yardım Günü’nde, karşımızda duran acı gerçek; 300 milyondan fazla insanın en temel insani ihtiyaçlarından yoksun olmasıdır. Bu tablo, insanlığın vicdanını sarsan, tüm dünyayı sorumluluğa çağıran bir hakikattir.
Türkiye olarak, tarihimizden gelen engin insani yardım geleneğiyle; mazlumun kimliği ve inancına bakmaksızın her coğrafyada uzattığımız yardım eli, insanlık onurunu savunma ve vicdanımızın sesini duyurma irademizin en güçlü göstergesidir. Bu anlamda, İspanya da köklü insani yardım geleneğiyle bu vicdani duruşun güçlü bir ortağıdır.
Bu vesileyle, “Asrın felaketi” olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin ardından İspanya’dan gelen arama kurtarma uzmanları ile Hatay Arsuz’da İspanya Uluslararası İş Birliği Ajansı’nın kurduğu sahra hastanesinde görev yapan İspanyol doktor, hemşire ve teknisyenler başta olmak üzere tüm yardım gönüllülerine bir kez daha şükranlarımı ifade ediyorum.
Türkiye olarak bizler, “Birimizin yaşadığı acı, hepimizin vicdanında yankılanan ortak bir çığlıktır” anlayışıyla hareket ediyoruz. İnsani diplomasi anlayışımızla, gayrisafi millî hasılasına oranla insani yardımda dünyanın en cömert ülkelerinden biri konumundayız. 2016 yılında İstanbul’da tarihte ilk kez gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) Dünya İnsani Zirvesi, insani yardımlar alanındaki konumumuzun küresel olarak teyidi bakımından bir dönüm noktası olmuştur. AFAD, TİKA, Türk Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı ve sayısız sivil toplum kuruluşumuzla sadece kriz anlarında değil, uzun vadeli kalkınma ve dayanışma projeleriyle de milyonlarca insanın hayatına dokunuyoruz.
Türkiye; Gazze, Suriye ve Lübnan gibi yakın coğrafyamızın yanı sıra Asya’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a ve Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada insani yardım faaliyetlerini uluslararası kuruluşlarla eşgüdüm halinde fedakârca yürütmektedir.




Yorumlar kapalı.