Kahveci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sert bir dille eleştirerek, kendisi için hayat pahalılığı veya adalet sorunlarının “geçici kişisel sorunlar” olduğunu belirtti. Asıl tehlikenin “yapısal sorunlarda” yattığını vurgulayan Kahveci, “Yarın yeni bir yönetim gelir ve çok kısa sürede bu iki temel sorunu çözebilirler. Asıl sorunlarımız yapısaldır ve çözümü çok büyük emek gerektirir.” dedi. Eğitimdeki gerileme, 2007’den beri yerinde sayan teknoloji düzeyi ve nitelikli beyin göçünü bu yapısal sorunların başında saydı. “Teknolojisi duran bir ülkeden bir de iyi eğitimliler göç edip gidiyorsa korkum kat be kat daha fazla artmaktadır. Unutmayın, KAÇILAN ÜLKE her zaman zayıflar.” diyerek durumun vahametine dikkat çekti.
Kahveci’ye göre, Türkiye’de 2014 sonrası başlayan ve 2017 Başkanlık Sistemi ile katmerlenen “yapısal yıkım”, en net şekilde nüfus verilerinde kendini gösteriyor:
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın nüfus düşüşüne gerekçe olarak gösterdiği 1960’lar/1980’ler politikaları, LGBT etkisi, neo-liberal kültür, artan refah ve gençlerin evlenmemesi (1+1 daire vurgusu) gibi nedenleri Kahveci “sorunu tespit edememek” olarak yorumladı.
Kahveci’ye göre asıl nedenler çok daha somut ve güncel:





Yorumlar kapalı.