Özkök, İstanbul Üniversitesi’nin tarihine ve akademik mirasına vurgu yaparak, üniversitenin siyaset mühendisliği projelerine alet edilmesinin onur kırıcı olduğunu belirtti. “Böylesine köklü bir bilim kurumunun siyasi bir hesaplaşmanın parçası haline getirilmesi, bu ülkenin akademik tarihinde bir kara leke olarak anılacaktır” dedi.
Özkök, İstanbul Üniversitesi’nin geçmişine atıfta bulunarak, Cahit Arf, Halide Edip Adıvar, Türkan Saylan, Mehmet Kaplan gibi akademisyenlerin hocalık yaptığı bir üniversitenin böylesine bir karar almasını kabul edilemez bulduğunu ifade etti.
“Bu üniversite, bilim insanlarıyla, sanatçılarıyla, edebiyatçılarıyla, felsefecileriyle Türkiye’nin aydınlık yüzüdür. Şimdi ise siyasi hesaplaşmaların aracı haline getirilmeye çalışılıyor” dedi
Özkök, Türkiye siyasetinde geçmişte de benzer müdahalelerin yaşandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı siyasetten tasfiye etmek için alınan hapis cezası nasıl bir sonuç vermediyse, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nı engellemek için uydurulan 367 kararı nasıl çöktüyse, bu karar da tarihin çöplüğüne atılacaktır.”
Özkök, İstanbul Üniversitesi’nde bu kararı imzalayan akademisyenlere seslenerek, “Bu kararın arkasında duracak cesaretiniz varsa, isimlerinizi açıklayın” çağrısında bulundu.
“İstanbul Üniversitesi, bu utançla anılacak bir karar aldı. Ancak bir gün bu hatasını kabul edip özür dilemek zorunda kalacak.”




Yorumlar kapalı.