FabBRICK adı verilen bu yenilikçi yöntemde, eski ve kullanılmaz haldeki giysiler önce parçalanarak liflerine ayrıştırılıyor. Elde edilen bu kumaş lifleri, tamamen ekolojik ve biyolojik bazlı özel bir bağlayıcı ile karıştırılıyor. Hazırlanan karışım, yüksek basınç altında sıkıştırılarak kalıplara dökülüyor. Şaşırtıcı olan ise verimlilik oranı: Sadece 2 ila 4 adet eski tişört, inşaatlarda kullanılabilecek tam bir adet tuğlaya dönüşüyor.
Bu tuğlaların en dikkat çekici özelliklerinden biri, üretim sürecinde hiçbir kimyasal boyanın kullanılmaması. Tuğlaların renkleri, doğrudan geri dönüştürülen orijinal kıyafetlerin kendi renklerinden geliyor. Bu durum, her bir tuğlanın kendine has bir desene ve renk tonuna sahip olmasını sağlayarak mimari tasarımlarda tamamen benzersiz yüzeyler oluşturuyor. Estetik görünümünün yanı sıra, kumaş liflerinin doğal yapısı sayesinde bu tuğlalar mükemmel bir ses ve ısı yalıtımı da sunuyor.
Tekstil tuğlaları, şu an için özellikle iç mekan tasarımlarında dekoratif duvarlar, oda bölücüler ve mağaza vitrin yüzeyleri olarak tercih ediliyor. Atık kumaşlara dokulu bir “ikinci hayat” veren bu malzeme, hem şıklığı hem de çevreci kimliğiyle büyük markaların ve tasarımcıların radarına girmiş durumda. Geleneksel tuğla üretimine göre çok daha az enerji harcanarak üretilen bu bloklar, karbon ayak izini düşürmek isteyen projeler için ideal bir alternatif sunuyor.




Yorumlar kapalı.