Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren öğrencisi tutuklandı
Mevcut Türk Ceza Kanunu ve İnfaz Kanunu’ndaki yaşa bağlı indirimleri “yetersiz” ve “kamu vicdanını yaralayıcı” bulan Bakan Gürlek, sistemde köklü bir revizyona gidileceğinin sinyalini verdi. Gürlek, mevcut sistemdeki açıkları şu sözlerle eleştirdi:
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Gürlek, “Artık Terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini toplamak aşamasındayız. Bu bizim için önemli. Ama tabi burada şunun altını çizmek gerekiyor. Terörsüz Türkiye sürecinin olmazsa olması öncelikli olarak örgütün tamamen silah bırakması daha sonra da örgütün feshedilmesi bunu biliyorsunuz komisyon raporlarında da var. Örgütün silah bıraktığının ve aynı şekilde eylemlerini sonlandırdığının tasdiklenmesi gerekiyor. Ondan sonra da yasal düzenlemelere geçilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Fatma öğretmeni katleden öğrencinin ifadesi ortaya çıktı: Yanımda hep bıçak taşırım rastgele salladım
Öğrencisinin katlettiği Fatma Nur öğretmene veda: ‘Okulda ölmek istemiyoruz’
Teröristbaşı Öcalan’la ilgili ‘umut hakkı’ sorusuna ise Gürlek şu cevabı verdi:
“Bizde terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı almışsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarını ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı alan aynen infaz ediyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O meclisimizin takdiri.”
İBB davası ile ilgili gelen soruyu da cevaplayan Bakan Gürlek, “Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz dosyanın şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi. Burada şahsın Belediye Başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor.” ifadelerini kullandı.
Gürlek’in açıklamalarının tamamı:
Adalet Bakanlığı olarak çok sıcak konularımız var. Adalet Bakanlığı olarak çok sıcak konularımız var. Sürekli olarak bir araya geleceğiz. Sizin fikirlerinizden görüşlerinizden istifade edeceğiz. Gündem çok yoğun biliyorsunuz Terörsüz Türkiye süreci bir yandan devam ediyor. Bir yandan biliyorsunuz bölgemizdeki sıcak çatışma alanı var. Sürekli olarak güncel konular özellikle 12. Yargı Paketiyle ilgili ben zaman zaman basın mensubu arkadaşlarımıza demeçler verdim. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor. Bu sırada ben şunu da tekrardan üzerinden geçmek istiyorum. Bu vesileyle Gazze’de İsrail saldırıları sonucunda hayatını kaybeden çok kıymetli gazeteci meslektaşlarınızı anıyorum. Meslektaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Görevini yapan gazetecilerin hedef alınması hiçbir şekilde kabul edilemez. Basın mensuplarının can güvenliği uluslararası hukukta insan haklarının ortak sorumluluğudur. Bunun tekrardan altını çizmek istiyorum. Basın mensupları bizim için çok kıymetli.Ben adliyede çalıştım. Çoğunuzu adliye camiasından tanıyorum. İstanbul’a da geldiniz. Çoğunuza da teşrif oldum. Hakimlik, savcılık görevi gibi basın mensubu görevi de çok zor. Gece yarılarına kadar sizlerin özellikle adliye muhabiri arkadaşlarının mesai mefhumu olmaksızın çalıştıklarını biliyorum. Bir haber alıp o haberi anlık olarak canlı yayına aktarmak istediklerini biliyorum. Burada çok önemli bir görevi üstleniyorsunuz. Ancak şunun altını çizmek gerekiyor, mutlaka toplumun doğru bilgilendirme ihtiyacı var. Son zamanlarda maalesef sosyal medyada ya da diğer medya kuruluşlarında bazen yanlış haberler, algı haberleri çıkıyor. Bu tabii toplumu yanlış yönlendiriyor. Kamu vicdanını tatmin etmiyor. Bunu biz zaten hemen biliyorsunuz Dezenformasyonla mücadele birimiz var. Onlar hemen anlık olarak reaksiyon alıyorlar. Ben fazla uzun konuşmayacağım. Soru cevap şeklinde yapalım isterseniz.Şimdi terörsüz Türkiye süreci var. Muhtemelen bununla ilgili sizin sorularınız olacaktır. Biliyorsunuz Dem Parti’nin kıymetli heyetiyle bir araya geldik. Önce İçişleri Bakanlığımızı ziyaret ettiler. Daha sonra da beni ve iki tane bakan yardımcısı arkadaşımızla birlikte toplantı yaptık. Biliyorsunuz orada Meclis’te çok güzel bir müzakere metni çıktı ortaya. Müzakere metninden sonra Adalet Komisyonu’na geldi. Bu aşamadan sonra Adalet Komisyonu’nun takdirinde biz Adalet Bakanlığı olarak Adalet Komisyonu’na teknik olarak özellikle kanunların yapılmasında arkadaşlarımız, hakim savcı arkadaşlarımız teknik olarak yardıma hazır olduğumuzu bildirdik. Dün burada aynı şekilde Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimize de iftar yaptık. Onlarla da genel olarak çerçeve şeklinde ne tür bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini konuştuk. Tabii onlar da şu an net olarak bilmiyorlar ama mutabakat metnini ben okudum. Orada bazı kavramlar özellikle kamuoyunda tartışılmaya çalışılıyor. O kavramlar biliyorsunuz yok mutabakat metninde. Şunun altını çizmemiz gerekiyor. Burada şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz. Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu tabi biz bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da Yüce Meclis’in takdirinde ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette Yüce Meclisimiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis’teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız.




Yorumlar kapalı.