Yeni dönemde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Mısır, Ürdün ve Irak gibi bölge ülkeleriyle bir araya gelerek istikrarı önceleyen bir politika üretmeye çalıştıklarını belirten Fidan, Suriye’deki yeni yönetimin sadece Türkiye’yle değil, bütün ülkelerle koordinasyon arayışı içinde olduğuna işaret etti.
Arap Birliği, Körfez ülkeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Avrupa Birliği (AB), ABD ve diğer bölgesel ve küresel teşkilatlarla Suriye’nin yeniden kalkınması için neler yapılabileceğine odaklandıklarını dile getiren Fidan; ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımların bir kısmını kaldırdığını, AB’den de bunu umduklarını belirtti.
Suriye’deki yeni yönetimden beklentilerini anlatan Dışişleri Bakanı, “DEAŞ ve PKK başta olmak üzere terörizme asla yer verilmemesi, ülkedeki azınlıklara iyi muamele edilmesi, kapsayıcı bir hükümet kurulması ve ülkenin toprak bütünlüğünün, siyasi egemenliğinin tam olarak sağlanması üzerinde uluslararası toplum ve bölge ülkeleri olarak taleplerimizi Suriye yönetimine ilettik.” dedi.
Fidan, ülkedeki silahlı grupların artık tek bir ordu çatısı altında toplanması, silah taşımaya ve güç kullanmaya tek bir meşru devlet organının yetkili olması gereğini vurguladı, “Bütün modern devletlerde olması gereken budur. Farklı otoritelere bağlı birden fazla silahlı grubun olması iç savaşın zemini demektir, kabul edilebilir değildir.” şeklinde konuştu.
En yüksek sayıya Kuzeydeki silahlı grupların sahip olduğuna işaret eden Fidan, “80 binden fazla silahlı unsurun olduğu Türkiye’ye yakın gruplar var. Biz bunlara hiç düşünmeden dedik ki gidin milli orduya katılın, milli ordunun parçası olun ve ülkede bir düzensizlik çıkmasına izin vermeyin. Umarım güneydeki gruplarda, Suveyda ve Dera’da aynı şey olur.” ifadelerini kullandı.



