Toplantıya TBMM Dışişleri Komisyonu üyelerinden Ankara Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, İstanbul Milletvekili Ziya Altunyaldız ve Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da katıldı. Komisyon üyesi Oğuz Kaan Salıcı’nın bir görüşmenin ardından Münih’teki toplantıya katılmak üzere heyetten ayrıldığını söyleyen Oktay, görüşmelerde hem ikili ilişkilerin ana başlıklarını hem de Türkiye’nin bölgesel tezlerini anlattıklarını belirtti.
Komisyon Başkanı Fuat Oktay, heyetin Washington ziyaretinin ana ekseninin Kongre ayağı olduğunu vurgulayarak, “Son birkaç gündür görüşmelerimiz yoğun olarak devam ediyor. Özellikle dün ve bugün çok yoğun şekilde kongrede görüşmelerimiz odaklandı” dedi. Oktay, Senato ve Temsilciler Meclisi düzeyinde temasların sürdüğünü belirterek, “Hem Senato boyutuyla, kongrenin iki kanadıyla birlikte hem de temsilciler meclisi boyutunda” ifadesini kullandı.
Oktay, Türkiye-ABD ilişkilerinde liderler ve hükümetler düzeyinde devam eden olumlu atmosferin Kongre’de de güçlendirilmesini istediklerini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Bizim buraya gelişte bir amacımız vardı. Amacımız da gerek devlet başkanları nezdinde Türkiye ve ABD arasında, Cumhurbaşkanımız ve Trump arasındaki devam eden pozitif gündemle devam eden bir ilişki ve aynı zamanda hükümetler nezdinde, tüm bakanlıklar nezdinde yoğunlaşan bir çalışma. Bu pozitif gündemi biz kongre boyutuna da taşımayı arzu ettik. Özellikle Türkiye’nin tezlerini çeşitli konularda hem bölgesel konularla alakalı hem de ikili ilişkileri Kongre boyutuna da taşımayı arzu ettik. Bu çerçevede bugün buradaydık. Yani burada bir pozitif gündemi yakalayalım ve ilişkileri daha da ileri aşamaya getirmeyle alakalı Kongre’de bekleyen veya muhtemelen gündeme gelen konularla alakalı da Türkiye lehinde adım atılmasına yönelik bizim Meclis olarak da Komisyon olarak da katkılarımızı burada yoğunlaştırmak istedik.”
Oktay, görüşmelerde bölgesel krizlerin geniş yer tuttuğunu belirterek, “Bölgesel ilişkiler noktasında Suriye’de birlikte çalışıyoruz ABD’yle. Suriye’de özellikle son dönemde Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde devam eden gelişmeleri hep birlikte izledik. Orada SDF ile Eş Şara hükümeti arasında yapılan anlaşmanın sağlıklı bir şekilde sahada uygulanması ve tam entegrasyonu sağlanması noktasında Türkiye olarak yaklaşımı buraya da ifade ettik. Burada da ortak bir tavrın olduğunu görüyoruz.” dedi.
Oktay, devamında şu ifadeleri kullandı:
“Yani merkezi hükümetin daha güçlenmesi gerektiğini, gerek etnik, gerekse inanç boyutundaki farklılıklardan kaynaklanan ayrışmadan ziyade aslında bütünleşmenin hem Suriye ama Suriye nezdinde de tüm bölgesel barışa, kalkınmaya ve bölgesel istikrara katkı vereceğini, aslında bunun da hem bölge ülkeleri ama aynı zamanda da küresel boyutta da katkısı olacağını, bunun ABD için de aynı şekilde bir kazan kazan ilişkisi olduğunu ifade ettik. Karşılığında muhataplarımızla benzer bir yaklaşımın olduğunu gördük.”
Oktay, “bölgesel sorunlara bölgesel sahiplenme” yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde de şu ifadeleri kullandı:
“Bölgesel sorunlara, bölgesel sahiplenmenin ve bölgesel çözümler üretmen diye ifade ettiğimiz Türkiye’nin yaklaşımıyla Trump yönetiminin yaklaşımı arasında bir yakınlaşma, bir bütünleşme olduğunu görüyoruz. Yani burada da gerek Avrupa gerekse Orta Doğu’daki ilişkilere veya diğer bölgelerdeki ilişkilere baktığınızda Trump yönetiminin de bütün her şeyi bize bırakmaktan ziyade artık bölgesel aktörlerin kendi sorunlarını üstlenmeleri ve kendi sorunlarını çözmeleriyle alakalı sorumluluk almaları, dolayısıyla kendilerinin de buna destek vermelerinin en daha uygun olacağı yaklaşımdır. Türkiye olarak da biz aynı şeyi sanıyoruz ve Türkiye olarak biz bunu aslında Suriye’de de uyguladık. Bu yaklaşımın sonuç verdiğini gördük Suriye’de. Şimdi İran noktasında aynı yaklaşımı Türkiye olarak sergiliyoruz. Bunun da bir karşılığı olduğunu görüyoruz.”




Yorumlar kapalı.