Üç tarafı Ulubey Kanyonu ile çevrili doğal bir kale görünümündeki antik kent, ziyaretçilerini Roma dönemine ait 9 su kemeri ve 2 bin yıllık anıtsal mezarla karşılıyor. Ayrıca tarım ve bereketin simgesi tanrıça Demeter’e adanmış tapınak ile şehrin en uç kısmında İngiltere’deki Stonehenge’i andıran 3 taş yapı, kentin en dikkat çekici alanları arasında bulunuyor.
Blaundos Antik Kenti Kazı Başkanı ve Uşak Müzesi Müdürü Şerif Söyler, haziran ayında başlayan çalışmalarda önemli bulgulara ulaştıklarını belirtti. Söyler, Roma döneminde inşa edilen ana caddenin Bizans döneminde de kullanıldığını vurguladı. Ancak Bizans döneminde yaşanan depremler, nüfus azalması ve mimari değişiklikler nedeniyle caddenin küçültülerek işlik ve dükkanlarla yeniden şekillendirildiğini söyledi.
Kentin “kalbi” olarak tanımlanan ana cadde üzerinde bu yıl 3 iş yeri kalıntısı gün yüzüne çıkarıldı. Bunlardan birinde fırın ve demir eritme izlerine, diğerinde zeytin işliği kalıntılarına, bir diğerinde ise farklı tarım ürünlerinin işlendiğine dair arkeolojik bulgulara ulaşıldı.
Şerif Söyler, “Bu seneki kazılarda biri fırın, demir cürufu, ahşap ve mermer eritme işlemleriyle ilişkili; diğeri zeytin ya da haşhaş, susam gibi tarım ürünlerinin işlendiği işliklere ait kalıntılar tespit ettik. Çalışmalar ilerledikçe daha net verilere ulaşmayı bekliyoruz” dedi.
Söyler, geçtiğimiz yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Geleceğe Miras Projesi” kapsamına alınan Blaundos’un, ortaya çıkarılan yeni yapılarla birlikte Anadolu arkeolojisine farklı bir pencere açacağını da vurguladı.




Yorumlar kapalı.