Türkoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, müteahhit Ahmet Güneş, yapı denetim şirketi sorumluları Muhammed Ali Çeker, Gamze Emrem ve Ahmet Deniz; statik proje müellifleri Ali Kaymak, Rıdvan Uğur Yamanoğlu ve Yeliz Sel; uygulama denetçileri Ali Kaymak ve Ebru Kozanoğlu; şantiye şefi Banu Merve Korkmaz; statik uygulama denetçileri Yeliz Sel ve Nazlı Deniz Güncüoğlu; kontrol elemanı Kenan Akduman ile statik proje denetçileri Ülkü Sever Direnoğlu ve Ali Kaymak hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, müteahhit Ahmet Güneş’in 317 gün, yapı denetim şirketi sorumlusu Ahmet Deniz’in ise 51 gün tutuklu kaldığı belirtildi.
Dava dosyası için Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden seçilen 7 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor, iddianamenin en kritik bölümünü oluşturuyor. Bu raporda, Gülizar Apartmanı’nın 2007 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamında olduğu ve 16 Ocak 2020 tarihli yapı ruhsatına göre bodrum, zemin ve 5 normal kattan oluşan toplam 7 katlı, 41 bağımsız bölümlü bir yapı olduğu belirtildi.
Bilirkişi heyeti, binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik ile İmar Kanunu hükümlerine yeterince uyulmadığını tespit etti. Raporun en dikkat çeken tespiti ise, soruşturma kapsamındaki tüm sanıkların “asli kusurlu” olarak değerlendirilmesi, belediye görevlilerinin ise “tali kusurlu” bulunması oldu.
İddianamede yer alan bilgilere göre, Gülizar Apartmanı’nın yapım ve denetim sürecinde görev alan şüpheliler, üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Ancak iddianamede, sanıkların Kahramanmaraş’ın deprem bölgesi olduğu gerçeğini bilmelerine rağmen “gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri” ve yapı sürecinde tespit edilen eksikliklere karşın “projeye aykırı şekilde inşaata devam ettikleri” ifade edildi.
Bilirkişi raporlarında ortaya konan malzeme kalitesi yetersizliği, donatı eksiklikleri ve proje uyumsuzluklarının, şüpheliler tarafından öngörülebilir nitelikte olduğu; buna rağmen yapım ve denetim süreçlerinin usule uygun yürütülmediği vurgulandı. Şüphelilerin, yapımdaki ciddi eksiklikleri bilmelerine rağmen binayı inşa etmeye ve onaylamaya devam ettikleri, bu nedenle “bilinçli taksirle hareket ettikleri” ve meydana gelen ölümlerde sorumluluk taşıdıkları belirtildi.
Depremin üzerinden 2 yıl 7 ay gibi uzun bir süre geçmesinin ardından, 12 sanık ilk kez 9 Eylül’de Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. Dava süreci, depremde yakınlarını kaybeden aileler ve kamuoyu tarafından büyük bir dikkatle takip ediliyor. Bu duruşma, benzer yapılaşma suçlarına karşı adalet arayışında önemli bir adım olarak görülüyor.




Yorumlar kapalı.