Ocak ayında açıklanan ve Nisan ayında güncellenmesi beklenen çiğ süt tavsiye fiyatıyla ilgili halen bir adım atılmadığını belirten Gürer, maliyetler ile satış fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çekti.
Ulusal Süt Konseyi’nin 7 Ocak 2026 tarihinde çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak belirlediğini hatırlatan Gürer, “Bugün küçük aile işletmeleri için 1 litre çiğ süt üretim maliyeti 28-30 TL bandına ulaştı. 50 kiloluk süt yemi Ocak ayında 900 TL iken, bugün 1100 TL’yi aştı. Bir ineğin günlük yem maliyeti ahır giderleriyle birlikte 440 TL’yi buluyor. Üretici açıkça zararına üretim yapıyor” dedi.
TÜİK verilerindeki çarpıcı bir çelişkiyi de gündeme getiren Gürer, ticari süt işletmelerinde toplanan inek sütü miktarının 2025 yılı Şubat ayında geçen yıla göre yüzde 11 azaldığını (887 bin 774 ton) belirtti.
Ancak toplanan çiğ süt azalmasına rağmen peynir, yoğurt, ayran ve tereyağı gibi mamul üretiminde artış görüldüğünü ifade eden Gürer, bu durumun ithal süt tozuyla kapatılmaya çalışıldığını savundu. Gürer, “2025 yılında 1159 ton süt tozu için 2 milyon 320 bin dolar, 2026’nın sadece ilk iki ayında ise 228 ton süt tozu için 611 bin dolar yurt dışına ödendi. Bu dışa bağımlılıktır” ifadelerini kullandı.
Artan maliyetlerin özellikle küçük aile işletmelerini kepenk kapatma noktasına getirdiğini söyleyen Gürer, kırsaldaki dramı şu sözlerle aktardı: “Ahır giderleri, elektrik, veteriner ve mazot derken küçük üretici üretimden çekiliyor. Üreticiler bize, ‘Bir ineği satarak diğerlerine yem almak zorunda kalıyorum’ diyor. Kesime giden her inek, doğacak beş buzağının da yok olması demektir.”




Yorumlar kapalı.