Yargının siyasallaşması bitmeli. Yargı bir an önce siyasal zeminde davranmaktan vazgeçmeli, gerçekten hukuk işletilmelidir. Muhalefetin her kesimine dönük baskılar, seçilmişlere dönük tutuklamalar bir an önce bitmeli. Bir an önce kayyım atanmış belediyelerin başkanları ve eş başkanları görevlerine dönmeli.
Konuşmasına, “Değerli yoldaşımız Sırrı’yı sevgi ve minnetle anıyorum” diyerek başlayan Hatimoğulları, Orta Doğu’daki gerilimli tabloya dikkat çekti. İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüştüğünü vurgulayan Hatimoğulları, “Küresel nabız barış ritmiyle değil, savaşın çılgın temposuyla atıyor” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, emperyalist güçlerin ekonomik çöküş, silahlanma yarışı ve mezhepsel gerilimleri kışkırtarak savaşları beslediğini söyledi. G7 Zirvesi ve NATO’nun artan savunma harcamalarını eleştiren Hatimoğulları, “Ahmed’in, Rojda’nın, Hans’ın emeği savaş bütçelerine aktarılıyor” dedi.
Konuşmasının önemli bölümlerinden birinde “Biz halklar, emperyalizmden alacaklıyız” diyen Hatimoğulları, savaşların bedelinin halklara ödetildiğini savundu. Savaşın sıradanlaştırılmaya çalışıldığını belirterek, “Bu çılgınlığa dur demek zorundayız. Panzehri emperyalizme karşı mücadeledir” diye konuştu.
Hatimoğulları, demokratik ulus kavramını vurgulayarak, eşit yurttaşlık, hak eşitliği ve özgürlük temelinde barışçı bir sistemin mümkün olduğunu ifade etti:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin iç siyasete dair uyarılarını değerlendiren Hatimoğulları, “Kendi iç demokrasisini kurumsallaştıramayan ülke, küresel fırtınalardan ağır yara alır” diyerek bu sözlerin önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini söyleyen Hatimoğulları, “Halkların faydasına olan gelişmeler sürüncemede bırakılamaz. Tarih bize ‘Beklemeyin, yol alın’ diyor. Bekledikçe yaralar derinleşti” dedi.




Yorumlar kapalı.