1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Hatimoğulları’ndan Bahçeli’nin ‘Öcalan ve Demirtaş’ çağrısına cevap: Pratikte karşılık bulsaydı bambaşka bir aşamada olurduk

Hatimoğulları’ndan Bahçeli’nin ‘Öcalan ve Demirtaş’ çağrısına cevap: Pratikte karşılık bulsaydı bambaşka bir aşamada olurduk

Hatimoğulları, 2026 Nevruz kutlamalarının toplumsal barış iradesini somutlaştıran tarihi bir eşik olduğunu ifade etti. Nevruz meydanlarının demokratik, adil ve eşit bir düzenin kurucu gücü olduğunu belirten Hatimoğulları, bu coşkunun PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a özgürlük, barışa sahip çıkma, ortak yaşamda ısrar, demokrasi ile barışın kopmaz bağı ve dezenformasyona karşı omuz omuza durma mesajlarını net bir şekilde devlete ve iktidara ilettiğini savundu.

featured

Bahçeli: Çözüm için yasalar bir an önce çıkarılmalı

Hatimoğulları, 2026 Nevruz kutlamalarının toplumsal barış iradesini somutlaştıran tarihi bir eşik olduğunu ifade etti. Nevruz meydanlarının demokratik, adil ve eşit bir düzenin kurucu gücü olduğunu belirten Hatimoğulları, bu coşkunun PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a özgürlük, barışa sahip çıkma, ortak yaşamda ısrar, demokrasi ile barışın kopmaz bağı ve dezenformasyona karşı omuz omuza durma mesajlarını net bir şekilde devlete ve iktidara ilettiğini savundu.

Sürecin artık niyet beyanlarının ötesine geçerek bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların atıldığı “ikinci aşama” evresine girmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, bu aşamanın çözümün kurumsallaştığı ve hukuksallaştığı bir dönemi temsil ettiğini kaydetti. Toplumsal desteğin yüzde 90 seviyelerine ulaştığı bir ortamda iktidarın ve devletin somut adımlar atmamasının güven ile destek arasındaki makasın açılmasına neden olduğunu belirten Eş Genel Başkan, bu sorumluluğun tamamen iktidarın omuzlarında olduğunu hatırlattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz dönemde yaptığı çağrıların pratikte karşılık bulması halinde sürecin çok daha ileri bir aşamada olabileceğine dikkat çeken Hatimoğulları, Türkiye’nin kendi iç barışını kurmasının sadece iç politik bir mesele değil, aynı zamanda fırtınaların estiği Orta Doğu’da bölgesel istikrar için tarihi bir gereklilik olduğunu dile getirdi.

Parlamentonun acil olarak devreye girmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, kapsayıcı ve bütünlüklü bir çerçeve yasanın bir an önce çıkarılmasının yanı sıra AİHM ve AYM kararlarının amasız uygulanması, hasta mahpusların serbest bırakılması ve kayyum uygulamalarına son verilmesi gibi yasal adımların hayati önem taşıdığını belirtti. Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hatimoğulları, nisan ayında gelmesi beklenen yasa taslağının henüz komisyona ulaşmamasından duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirerek, bu düzenlemenin artık günler değil saatler içerisinde hayata geçirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını söyledi. İmralı’da yeni bir konut yapıldığına dair iddialara da değinen Hatimoğulları, meselenin fiziksel bir taşınmadan ziyade Abdullah Öcalan’ın “baş müzakereci” statüsünün hukuki bir forma kavuşması ve aydınlarla, siyasetçilerle görüşebileceği diyalog kanallarının resmen açılması olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Hatimoğlu’nun cümlelerinden satırbaşları şöyle:

“2026 Nevruz’u ruhuyla ve sözüyle kurucu bir Nevruz oldu. İsyandan inşaya geçişin somutlaştığı bir eşik oldu. Bu Nevruz, 27 Şubat Asrın Çağrısı’nın milyonlar tarafından sahiplenildiği tarihi ana tanıklığın Nevruz’u oldu. Bu Nevruz’la milyonlar, demokratik, adil, eşit bir düzenin kurucu gücü olduklarını gösterdiler. 2026 yılı Nevruz’u, büyük coşkusuyla devlete ve iktidara milyonların tek bir ağızdan beş net mesajını iletti.

Beşincisi, kimi medya akımlarının zehirli diline, düşmanlaştırıcı ifadelere, sosyal medyadaki trol gündemlere karşı Nevruz meydanları, omuz omuza durmanın, ortak yaşam iradesine sahip çıkmanın önemi ve gücünü gösterdi. Fiili bir yanıt oldu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde artık sözün değil, somut adımların zamanı gelmiştir. İkinci aşama dediğimiz şey tam da burada başlar. İkinci aşama, niyet beyanlarının yerini bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların aldığı aşamadır. Sorunun kabul edilmesinin ötesine geçilerek, çözümün kurumsallaştırıldığı, hukuksallaştırıldığı ve toplumsallaştırıldığı evredir.

Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısıyla demokratik çözüm ufkunu açmış, demokratik siyasetin güçlendiği, eşit yurttaşlığın tesis edildiği ve toplumsal barışın kurumsallaştığı bir düzenin kapılarını açmıştır. Çağrı, stratejik ve tarihsel bir yönelimdir. Bu çağrının sunduğu perspektifle, sürecin ikinci aşamasında milyonların barış umudunun gerçeğe ulaşmasının muhatabı iktidar, parlamento ve devlettir. Bu aşamada gözler ve kulaklar başka yerlerde değil; yasama, yürütme ve yargı erkinde olacak. Açık söyleyelim. Bu sürece toplumsal destek yüzde 90’ları gördü. Ama iktidarın ve devletin somut adımlar atmaması, desteği azaltıyor. Bugün destek ile güven arasındaki makas farkını kapatarak 86 milyon insan için demokratik ve müreffeh bir geleceğe kapı aralamanın sorumluluğu iktidardadır.

Sayın Bahçeli’nin “Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” çağrısı pratikte karşılık bulsaydı bu sürece olan toplumsal destek kendini katlayarak artardı. Ve biz şu anda bambaşka bir aşamada olurduk. Gerçekten çözümcül yaklaşılması gerekiyor. Türkiye halklarının ihtiyacı olan şey İran savaşının sonucunu beklemek değildir. İktidara milyonların adına çağrımızdır: Barış sürecinin ikinci aşaması öngörülebilir, netve şeffaf bir şekilde belli bir takvim kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu hem güveni artıracak hem de sürecin enfekte olmasını engelleyecektir.

Hatimoğulları’ndan Bahçeli’nin ‘Öcalan ve Demirtaş’ çağrısına cevap: Pratikte karşılık bulsaydı bambaşka bir aşamada olurduk

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.

Sosyal Medyada Biz