Yaklaşık 10 yıl önce filografiyle tanışan Fatoş Karayılan, ilk başta sadece kendisini geliştirmek için bu sanata yöneldi. Zamanla çivi ve tellerle yapılan bu ince işçiliğe duyduğu ilgi arttı ve kendisini geliştirerek eğitmenlik yapmaya başladı. Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi’nde bulunan halk eğitim merkezinde kurs veren Karayılan, özellikle kadınların bu sanata olan ilgisinin giderek arttığını belirtti.
Karayılan, kursa katılan birçok kadının filografi sayesinde hem kendilerine gelir sağladığını hem de psikolojik olarak rahatladığını ifade ederek, “Burada sadece bir sanat öğrenmiyorlar, aynı zamanda sosyalleşiyorlar, hayatlarına yeni bir yön veriyorlar. Günün stresinden uzaklaşmak isteyen birçok kadın kurs saatlerinin uzatılmasını bile talep ediyor.” dedi.
Filografi sanatının oldukça zahmetli ve detaylı bir çalışma gerektirdiğini vurgulayan Karayılan, öğrencilerine öncelikle sabrı öğrettiklerini söyledi. Çivi çakma ve tel sarma aşamalarının büyük bir dikkat istediğini belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Elif harfi gibi küçük desenler bile bazen bir gün sürebiliyor. Osmanlı tuğrası gibi büyük ve detaylı bir tabloyu tamamlamak ise yaklaşık 2,5 ayı buluyor. Çivileri çakma süreci 1,5 ay kadar sürerken, tellerin sarılması yaklaşık 1 ayı buluyor. Büyük boyutlu ve karmaşık tasarımlarda ise 25 binin üzerinde çivi kullanılabiliyor.”
Kursa katılanların büyük bir kısmını ev hanımları oluşturuyor. Karayılan, filografi sayesinde birçok kadının kendi el emeğini satarak ekonomik kazanç sağladığını belirtti. Öğrencilerinin hem üretmenin hem de kazanç elde etmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Karayılan, filografi sanatının unutulmaması için daha fazla kişiye ulaşmak istediğini dile getirdi.




Yorumlar kapalı.