1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. İBB davasının 7’nci duruşmasında İmamoğlu konuştu: Kısıtlamaların kimseye faydası yok

İBB davasının 7’nci duruşmasında İmamoğlu konuştu: Kısıtlamaların kimseye faydası yok

Duruşma öncesinde tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirildi. Ekrem İmamoğlu’nun salona girişinde bazı sanıkların ayağa kalktığı, izleyicilerin ise alkış ve sloganlarla karşılık verdiği görüldü.

featured

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Bazı tutuklu sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla duruşmada hazır bulundu. Salondaki izleyici bölümünün tamamen dolduğu gözlendi.

Duruşma öncesinde tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirildi. Ekrem İmamoğlu’nun salona girişinde bazı sanıkların ayağa kalktığı, izleyicilerin ise alkış ve sloganlarla karşılık verdiği görüldü.

İBB davasında tutuklu iş insanı Şiroğlu: 7 ay yattım 7 yıl daha yatarım kimseye iftira atmam

Saat 10.30’da mahkeme heyetinin salona girmesiyle duruşma başladı. Günün programında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or’un savunmasının alınması beklenirken, Ekrem İmamoğlu duruşmanın başında söz talebinde bulundu.

Mahkeme başkanının onay vermesi üzerine İmamoğlu kürsüye çıkarak konuştu. 3 avukat kısıtlamasını eleştiren İmamoğlu, “Sınırlamaların ne size ne heyetinize ne de yargılama sürecine katkısı yok.” dedi.

İmamoğlu’nun konuşması şöyle;

“Teşekkür ediyorum. Öncelikle Ramazan ayındayız. Tekrar hem Kadir gecenizi tebrik ederim hem de Ramazan Bayramı geliyor, inşallah herkesin ettiği dualar, eminim ki huzur içindir, barış içindir, adalet içindir, mutluluk içindir, geçim içindir. Hepsinin kabulünü de diliyorum. Ramazan Bayramı’na gireceğiz ve bugün son gün bayramdan önce. Dolayısıyla tabii ki bir olgunlaşma ya da birtakım süreçlerin işlediği karşılıklı müzakere ve diyalog süreçleri yaşandı. İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların kendi birtakım sıkıntıları ve yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede benim gözlemlediğim, bir asimetrik burada gerçekten yaşanan bir sıkıntı var. Örneğin; ailelerden bir kişi alınıyor. Ben sabah… Telefon hakkım haftada 10 dakika. Eşimle konuştum. Aileden bir kişi! Şimdi zaten bu insanların aileleriyle görüşmeleri çok sıkıntılı. Buraya gelip gördükleri anda mutlu olanlar var. Umudu büyüyenler var. Ve bu insanların ‘bir kişi’ diye bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum.

İkinci asimetrik… 107 tutuklu burada öncelikli yargılanıyor. Ve ‘Bu 107 tutuklunun üç avukatı gelebilir’ diyorsunuz. Bu şöyle eksik kalıyor: Zaten insanlar haftanın bir gününde görüşme günleri var ve o görüşme günlerini değiştirmediler. Ben mesela kendi adıma, ‘Ben her gün katılmak zorundayım’ dediğim için beni izinli olduğunuz güne, buranın olmadığı güne kaydırıyorlar. Dolayısıyla bu üç avukatla kısıtlılığın da doğru olmadığını düşünüyorum. Yani o kapsamda bu artık değil Türkiye’nin, dünyanın takip ettiği bir duruşma ve buradan umut eder ve dileriz ki yüzde 15’lere kadar düşen adalete inancın, bu mahkemede büyümesi olsun. Yani bu artık geriye dönüş başlatsın. Bu çerçevede meslektaşlarınızın, avukatların buraya gelip burayı dinlemek istemesi, takip etmek istemesi, barolar başta olmak üzere, farklı meslektaşların farklı destek grupları var… O bakımdan bunun da çok asimetrik bir kısıtlama şekline dönüştüğünü düşünüyorum.

Çok önemli bir konu, medya. Yani buradan gerçekten kuş bakışı 50-60 metre neredeyse arka taraftan buranın izlenmesi diye bir durumla karşı karşıya bırakılması, yine bu mahkemenin itibarını zedeleyen bir durum. Yani görüyorsunuz ki boşluklar var. Boşlukların öncelikli sebebi, kısıtlamalar. Yani bu basındaki insanların burayı izlemesi veya takip etmesi, olabildiğince sizin de heyetlerin de iyi tanınması anlamında daha doğru bir çerçeve. Bunun bu şekilde ele alınması… Sonrasında siyasetçiler veya belediye… Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili giremedi! Giremedi! Yani sonradan birtakım müzakereler olmuş ama giremedi. Yani bu vereye kadar var? Düşünün ki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yöneticileri burada, Belediye Başkanı burada ve burayı izlemeye gelmek isteyen, sadece belediye başkanvekili değil Sayın Hâkim… Aynı zamanda genel sekreter yardımcıları gelmek isteyebilir. Çünkü konuştuğunuz her meselenin muhatabı yöneticiler bile… Bakın ben senede bir kez yöneticileri davet ediyorum Sayın Hâkim… Kaç kişi biliyor musunuz? Yönetici, müdür ve üstü… Yani dinlediğiniz müdür ve üstü… Mesela şef değil… 1300 kişi! Ben, 1300 kişiye senede bir kez toplantı yapar, tam gün onları ayırır. Ve kocaman bir oditoryumu ayırırız ve orada çalışırız. Burada konuşulan her konu, Büyükşehir Belediyesi’nin yöneticilerini ilgilendiriyor. Bunlar, çok affedersiniz ama… Bunlar ‘çete’ değil, ayıplı bir suçun peşinde koşan… Bunlar; itibarlı, liyakatli, burada olan ve olmayan geçmişi güçlü insanlar. Bunların buraya gelme arzuları var.

İBB davasının 7’nci duruşmasında İmamoğlu konuştu: Kısıtlamaların kimseye faydası yok

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.