İHD’nin açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının ifadelerine başlanması nedeniyle adliyeye girişlerin sabah saatlerinden itibaren sınırlandığı belirtildi.
Adliyelerin anayasal düzende adalet hizmetinin verildiği kamuya açık alanlar olduğunu hatırlatan İHD, “Adliyeye girişin keyfi biçimde kısıtlanması yalnızca bireysel hakları değil, aynı zamanda hukuk devletinin temel ilkelerini zedelemektedir.” ifadelerine yer verdi.
İHD, yalnızca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen turkuaz karta sahip gazetecilerin adliyeye alınmasına da tepki göstererek, bu uygulamanın basın özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini belirtti. Dernek açıklamasında, “Bu uygulama, yargılamanın açıklığı ilkesine ve basın özgürlüğüne açık bir müdahaledir.” ifadeleriyle eleştirilerini dile getirdi.
Açıklamada ayrıca, adliyeye hukuki işlemleri için gelen yurttaşların içeriye alınmamasının da adalete erişim hakkını engellediği kaydedildi. Bu durumun hem Anayasa’ya hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğu vurgulandı.
İHD İstanbul Şubesi, “Bugün MYK üyemiz Selahattin Okçuoğlu’nun duruşmasını izlemek üzere Çağlayan’a gelen üyelerimiz ve insan hakları aktivistleri kısıtlama olması nedeniyle adliye içine alınmamıştır.” bilgisini paylaştı.
Dernek, yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu hukuk dışı uygulamaya derhal son verilmeli; hem basın özgürlüğünü hem de yurttaşların adalete erişim hakkını ihlal eden bu keyfi tutumdan vazgeçilmelidir.” ifadelerini kullandı.
İHD, yaşanan bu gelişmenin sadece bir hak ihlali değil, aynı zamanda demokratik toplum düzenine yönelik ciddi bir tehdit olduğunu da vurguladı.




Yorumlar kapalı.