Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yayımlanan son veriler, 2025’in son ayı ile 2026’nın ilk üç ayının, tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde geçtiğini kanıtlıyor. Küresel yüzey hava sıcaklıkları, referans kabul edilen 1991-2020 döneminin sürekli üzerinde seyretti:
Prof. Dr. Kurnaz, bu verilerin sıcaklıkların en yüksek yıl seviyelerine doğru tırmanma eğiliminde olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Geçtiğimiz kış dönemini değerlendiren Prof. Dr. Kurnaz, hem yağış miktarının yetersiz kaldığını hem de sıcaklıkların mevsim normallerinin altına inmediğini belirtti. Özellikle İstanbul özelinde kar yağışının eksikliğine dikkat çeken Kurnaz, bu durumun son 15 yıldır neredeyse kanıksanmış bir norm haline geldiğini ifade etti.
Mart ayında Türkiye ve komşu coğrafyalarda etkili olan yağışların sevindirici olduğunu, özellikle ağır kuraklık yaşayan İran’ın yağış almasının kritik önem taşıdığını belirten uzman, Türkiye’deki baraj doluluk oranları konusunda ise temkinli konuştu. Yağışlara rağmen barajların henüz maksimum seviyeye ulaşmadığını ve geçmiş yıllardaki doluluk oranlarının gerisinde kalındığını hatırlattı.
İklim tahmin modellerine göre, 2026 yazının ilk yarısı (Temmuz sonuna kadar) sıcaklıklar açısından tarihteki en sıcak ilk üç yıl ortalamasında seyredecek. Ancak asıl değişim Temmuz ayı sonundan itibaren bekleniyor. Prof. Dr. Kurnaz, El Nino fenomeninin etkisini hissettirmeye başlayacağını ve bilim dünyasındaki tartışmanın artık “başlayıp başlamayacağı” değil, bir “Süper El Nino”ya dönüşüp dönüşmeyeceği üzerine yoğunlaştığını ifade etti.
Güncel verilerin Süper El Nino ihtimalini güçlendirdiğini belirten Kurnaz, bu durumun Türkiye üzerindeki etkilerini şu sözlerle özetledi:




Yorumlar kapalı.