İmamoğlu, “2 ay geçti; ne para dolu ayakkabı kutuları, ne dolar fışkıran para kasaları, ne 300 bin euroluk ‘hediye’ saatler… çıktı!” ifadeleriyle, aleyhinde yürütülen dosyanın boş ve dayanaksız olduğunu savundu.
Açıklamada, “Oysa en büyük hayaliniz tüm bunları video yapıp, grup toplantısında millete izletmekti. olmadı! Ne heybeden turp çıktı ne de dananın kuyruğu koptu!” sözleriyle iktidara mesaj veren İmamoğlu, “Gücünüzün gittiğini biliyorum ama ne yazık ki yine aldattınız” dedi.
Oysa en büyük hayaliniz tüm bunları video yapıp, grup toplantısında millete izlettirmekti. OLMADI!
Ne heybeden turp çıktı ne de dananın kuyruğu koptu! Gücünüze gidiyor biliyorum ama ne yazık ki yine aldatıldınız.
Kendisini hedef alan süreci “hayal ürünü iddialara peşin peşin inanmak” olarak tanımlayan İmamoğlu, dosyada tek bir delil bulunmadığını vurguladı: “Objektif her hukukçu görecektir ki bu dosya, içinde tek bir DELİL barındırmayan SANAL bir dosyadır.”
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetmekle sorumlu bir siyasetçiye, hayali bir örgütün, hayal ürünü iddiaların peşine takılarak siyaset yapmak yakıştı mı?
İmamoğlu mesajını, “Belli ki benden ediyorsunuz. Belki kendi ediklerinizi görmüyorsunuz. Son sözüm: Aldansan da, aldatma!” ifadeleriyle sonlandırdı.İmamoğlu’nun yaptığı paylaşım şu şekilde:
Bu itiraf bataklığından kurtulmak, çamura daha fazla batmamak için yapılacaklar bellidir.
Güvendiğiniz hukuk kökenli siyasetçilerden bir heyet kurun ve bu dosyayı onlara inceletin. Objektif her hukukçu görecektir ki bu dosya, içinde tek bir DELİL barındırmayan SANAL bir dosyadır.
Bu dosyanın değerlendirmesini, güvendiğiniz hukuk kökenli siyasetçiler yapsın. Belli ki benden şüphe ediyorsunuz. Belki kendi ekibinize güvenirsiniz!
Son sözüm: Aldansan da, aldatma!




Yorumlar kapalı.