“Erdoğan benimle yarışmak istemediği için hapisteyim. Sorularınızı yüz yüze değil, Silivri zindanından yazılı olarak yanıtlıyorum çünkü Erdoğan benimle yarışmaktan korkuyor. Erdoğan’la yarışmayı tabii ki isterim. Hatta onu bir daha aday olamadığı için değil, sandıkta yenerek siyasetten emekli etmeyi arzuluyorum,” ifadelerini kullanan İmamoğlu, muhalefetin cumhurbaşkanlığı yarışına hazır olması gerektiğini vurguladı.
Gündemdeki yeni anayasa tartışmalarına da değinen İmamoğlu, mevcut anayasanın sadece 1982 darbesinin değil, aynı zamanda AK Parti iktidarının müdahaleleriyle şekillendiğine işaret etti. “Bu anayasa bir darbe anayasası ama sadece Evren’in değil, Erdoğan’ın da eseridir. Bugün yürürlükte olan anayasa, özellikle hükümet sistemi ve Hâkimler Savcılar Kurulu’nun yapısı gibi bölümleriyle bir Erdoğan anayasasına dönüşmüştür,” değerlendirmesini yaptı.
İmamoğlu, anayasa değişikliği tartışmalarının samimi bir demokratikleşme hedefinden uzak olduğunu savunarak, muhalefetin bu süreçte güçlü ve ilkeli bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.
İmamoğlu şunları söyledi:
“Elbette bir darbe anayasasıyla devam etmek Türkiye’ye yakışmıyor. Elbette sivil ve özgürlükçü bir anayasa yapmalıyız. Buna şüphe yok. Ama şunu da unutmayalım: Anayasamızı demokratik olmaktan alıkoyan hususların başında 2017’de Erdoğan’ın isteğiyle yapılan hükümet sistemi ve HSK’yla ilgili değişiklikler geliyor. Anayasayı değiştirelim diyeceksiniz ama ağzını açanı hapse tıkacaksınız. Anayasayı değiştirelim diyeceksiniz ama Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayacaksınız. Anayasayı değiştirelim diyeceksiniz ama uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirmeyeceksiniz. Anayasayı değiştirelim diyeceksiniz ama protesto hakkını kullandılar diye öğrencileri, muhalefet etme hakkını kullandılar diye siyasetçileri, seçimde sizi yendiler diye rakiplerinizi, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını hapse tıkacaksınız. Bunu yapanlarla nasıl, nerede, hangi zeminde sivil ve özgürlükçü bir anayasa konuşup yapacaksınız?”
Tutukluluğunun uzamasıyla birlikte “unutulma” iddialarına da cevap veren İmamoğlu, “Milletin kalbine girmiş birini unutturmaya kimsenin gücü yetmemiştir, yetmeyecektir. Bunlar bizim insanımızı artık tanımıyorlar. Bu milleti tanımayan onunla gündelik hayatta bir selamlaşması, karşılaşması kalmayanların temennileri bunlar. Bütün amaçları bu. Ancak yanılıyorlar. Bu millet haksızlıklara, adaletsizliklere, siyasi operasyonlara karşı durmayı hep bilmiştir. Milletin duasının, da gönlünün de bizden yana olduğunu görüyorum ve çok müsterihim. Ramazan’da sofrasına oturduğum, pazarda karşılaştığım, bir açılışta yolumuzun kesiştiği yediden yetmişe herkesten mesajlar geliyor her gün. Mektuplar, dualar, çocukların çizdiği resimler. Her operasyonda daha çok artıyor mesajlar. O yüzden kendimi bu millete emanet ettim. Çünkü bizim bu milletle yürüyecek daha çok yolumuz var” ifadelerini kullandı.
Kent Uzlaşısı tutuklamalarına ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in durumuna da değinen İmamoğlu, “Sayın Ahmet Özer partimizin Türkiye İttifakı siyasetinin parçası olarak geliştirdiğimiz İstanbul İttifakı’nın bir adımı olarak Esenyurt adayımız oldu ve seçimlerde Esenyurt’u tekrar kazandık. Hapiste olmasının tek sebebi CHP’nin Esenyurt’ta Kürt vatandaşlarımızın desteğini alarak seçimleri kazanması” dedi.
Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin bir soruya ise, “Sayın Demirtaş siyasi faaliyetlerinden dolayı, iktidarın hesaplarını bozduğu için cezaevinde. Dolayısıyla serbest kalması gerektiğini düşünüyorum. Sadece sayın Demirtaş’ın değil, sayın Özdağ’ın da serbest kalması gerekiyor. Siyasi parti liderlerinin yeri cezaevleri değil, seçmenlerinin yanıdır” yanıtını verdi.
AK Parti ve MHP seçmenine seslenen İmamoğlu, “Türkiye yeni bir döneme giriyor. Sizin haklarınızın ve hayallerinizin mücadelesini bizler vereceğiz. Müsterih olun ve bu ülke için beslediğiniz halis niyetinizi, hayallerinizi koruyun ve dualarınızı esirgemeyin” mesajını iletti.




Yorumlar kapalı.