Sosyal medya hesabından açıklama yapan Pehlivan, İmamoğlu’nun ifadesinin alınmasının ardından avukatların henüz dosyaya erişemediği bir aşamada, ifadenin imzasız haliyle basına sızdırıldığını belirtti. Bu durumun, yürütülen soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiğini vurgulayan Pehlivan, “Bu sayede kamuoyu, gerçekleri daha hızlı öğrendi” ifadesini kullandı.
Pehlivan, soruşturma sürecinde gizli tanık mekanizmasının keyfi şekilde kullanıldığını ve tanık ifadelerinin bağlamından koparılarak kamuoyuna servis edildiğini ifade etti. “Gizli tanık ifadeleri, tek bir kurgu çerçevesinde seçilerek yönlendirilmiştir” diyen Pehlivan, hukuka aykırı biçimde elde edildiği iddia edilen ses kayıtları ve karmaşık şekilde sunulan HTS verilerinin de dosyaya dahil edilmesinin, sürecin siyasi yönünü açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamada, İmamoğlu hakkında “suç örgütü lideri” ifadesinin kullanılmasını da eleştiren Pehlivan, “Bu açıklama, Sayın İmamoğlu’nun masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını açıkça ihlal etmektedir” dedi.
Pehlivan ayrıca, soruşturma dosyasının ilgisiz belgelerle doldurularak kamuoyunda geniş kapsamlı bir inceleme yapılıyormuş izlenimi yaratıldığını, daha önce Sayıştay ve Danıştay denetiminden geçmiş ihalelerin dahi suçlama konusu haline getirildiğini ifade etti.
Soruşturmanın, adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ve yargıya erişimin fiilen engellendiğini vurgulayan Pehlivan, şu değerlendirmeyi yaptı:




Yorumlar kapalı.