Katılımcıların yüzde 88,8’i yaşanan olaylardan dolayı “çok endişeli” olduğunu belirtirken, yüzde 6,5’i kısmen endişe duyduğunu söyledi. Olayların kendisini endişelendirmediğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 4,7’de kaldı. Veriler, kadınların güvenlik kaygısının erkeklere göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Kadın katılımcıların yüzde 96,3’ü çok endişeli olduğunu belirtirken, erkeklerde bu oran yüzde 81,2 olarak ölçüldü.
Araştırmada katılımcılara dijital içeriklerin ve sosyal medyanın saldırılar üzerindeki etkisi de soruldu. Katılımcıların yüzde 57,6’sı sosyal medya ve dijital platformların bu tür olayları tetikleyici rol oynadığını düşündüğünü ifade etti. Yüzde 31,4’lük kesim ise dijital içeriklerin etkili olduğunu kabul etmekle birlikte, saldırıların tek sorumlusu olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
Katılımcıların yüzde 63,2’si okullarda yaşanan şiddet olaylarının temel nedenlerinden birinin aile içi iletişim eksikliği olduğunu dile getirdi. Bunun yanı sıra yüzde 39,3’ü eğitim sistemindeki yapısal sorunları ve politika eksikliğini işaret ederken, yüzde 36,1’i sosyal medya ile zararlı dijital içeriklerin etkili olduğunu belirtti. Okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 20,6 olurken, sosyoekonomik eşitsizlikler yüzde 14,1, akran zorbalığı yüzde 11,5 ve çocuklara yönelik psikolojik destek programlarının eksikliği yüzde 7,4 oranında dile getirildi.




Yorumlar kapalı.