Prof. Dr. Bektaş, sosyal medya paylaşımında, “M 6,2 Orta Marmara’nın üretebileceği en büyük deprem. Öngördüğümüz büyüklükte. Panik yok. Daha büyük deprem beklemiyorum. Artçı sarsıntılar devam edecek,” ifadelerini kullandı. Bektaş, bu değerlendirmesini Kuzey Marmara Fayı’nın yapısına dair uzun süredir savunduğu “creep” (sürünme) teorisine dayandırıyor.
Bektaş’a göre, fayın bu özelliği nedeniyle Orta Marmara segmenti genellikle 7’den büyük depremler üretemiyor ve enerji birikimi sınırlı kalıyor. Daha önceki açıklamalarında bu bölgede en fazla M 6.4 civarında depremler beklenebileceğini belirten Bektaş, son 6.2’lik depremin kendi öngörüleriyle uyumlu olduğunu vurguladı. Uzman isim, fayın Tekirdağ-İstanbul arasındaki kilitli olmayan “sürünme” bölgesinde enerji harcadığını ve bu depremin daha büyük bir deprem riskini tetiklemediğini savundu.
Marmara Bölgesi son aylarda farklı noktalarda depremlerle gündeme gelmişti:
Çanakkale (Aralık 2024): Eceabat açıklarındaki 4.4’lük deprem, Bektaş’a göre fayın Saros Körfezi’ndeki sürünme bölgesindeydi ve Marmara’yı doğrudan etkilemezdi.
Bursa (2024): Gemlik ve Mudanya merkezli 5.1 ve 4.3’lük depremler, Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolundaki stres artışına işaret etmişti. Bektaş, bu bölgenin 1999 depremleri sonrası stres yüklendiğini ve İstanbul kadar risk taşıdığını belirtmişti.
Tekirdağ (Ağustos 2024): Süleymanpaşa açıklarındaki 3.5’lik deprem de yine fayın sürünme bölgesinde meydana gelmiş ve Bektaş tarafından normal bir enerji boşalması olarak yorumlanmıştı.




Yorumlar kapalı.