Raporun kamuoyuyla paylaşıldığı toplantıda konuşan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, tutuklama kararlarının hukuki zeminden yoksun olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi avukat Fırat Epözdemir’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na kadar uzanan bu kitlesel tutuklamalar zincirinde, yüzlerce öğrenci dahil olmak üzere hiçbirinde tutuklama için gerekli hukuki şartlar oluşmamıştır. Anayasamızın bağlayıcı hükümleri vardır ve herkes bu hükümlere uymak zorundadır. Bu nedenle tüm bu tutuklamalar anayasa dışıdır.”
Kaboğlu, yaşanan hak ihlallerinin hukuki gerekliliklerden değil, siyasal koşullardan kaynaklandığını ifade ederek, “İhlallerin kaynağı hukuk değil, siyasal ortamdır. Anayasa’nın yalnızca 19. maddesi değil, 20, 21 ve 22. maddeleri de sistematik olarak ihlal edilmiştir” diye konuştu.
Rapor, gözaltına alınan avukatlar ve çocuklar başta olmak üzere, çeşitli meslek gruplarına ve toplumun farklı kesimlerine yönelik hak ihlallerini de ortaya koydu. Avukat Hakları Merkezi Başkanı Mustafa Rüzgar, son süreçte Çağlayan Adliyesi’nde avukatların yaşadığı baskılara dikkat çekerek, toplam 15 avukatın gözaltına alındığını, iki avukatın ise şiddete maruz kaldığını açıkladı.
Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşci ise, gözaltına alınan çocukların uzun süre ters kelepçeyle bekletildiğini ve 12’sinin şiddet gördüğünü belirtti. Ateşci, “Demokratik hakkını kullanan çocuklar için gözaltı en son çare olmalıdır” ifadesini kullandı.
Kadın Hakları Merkezi Başkanı Özlem Özkan ise kadınların gözaltı süreçlerinde yaşadığı ihlalleri aktardı. Özkan, bazı kadınların saçlarından sürüklenerek gözaltına alındığını, ters kelepçeye maruz kaldıklarını ve gözaltı sırasında cinsel taciz ve saldırıya uğradıklarını, hijyenik ihtiyaçlarına erişemediklerini dile getirdi.




Yorumlar kapalı.