Okulda öğretmenini hayattan koparan failin de doğduğunda masum bir canlı olduğunu hatırlatan Uzman Psikolog Ayşe Yılmaz, cinayete kadar uzanan bu korkunç sürecin temelinde ebeveyn ilgisizliğinin ve körlüğünün yattığını vurguluyor. Ailelerin çocuklarına karşı aşırı korumacı ve objektiflikten uzak yaklaşımının büyük yıkımlara yol açtığını belirten Yılmaz, toplumdaki genel ebeveyn reflekslerini eleştiriyor. Çocuk evdeyken komşunun, okuldayken öğretmenin uyarılarına kulak tıkayan ailelerin büyük bir yanılgı içinde olduğunu ifade eden uzman isim, “Benim yavrum melek gibidir, benim çocuğum asla yapmaz” şeklindeki savunma mekanizmalarının büyük bir tehlike barındırdığına dikkat çekiyor. Çocuğun yaşantısına dışarıdan, tarafsız bir gözle bakamayan ailelerin, masum bir canlının adım adım canavara dönüşmesine adeta zemin hazırladığını belirten Yılmaz, en kötü sonuçlara tek bir günde ulaşılmadığının altını çiziyor.
Çocuk yetiştirmede sevgi kadar sınırların da hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Yılmaz, anne ve babaların çocuklarının her talebini yerine getirme eğiliminin dozunu ayarlaması gerektiğini söylüyor. Ebeveynlerin çocuklarını mutlu etme isteğinin doğal bir güdü olduğunu ancak sınırların ihlal edildiği durumlarda, hayatta her şeye hakkı olduğunu düşünen şımarık bireylerin yetiştiğini ifade ediyor. Gelişim sürecinde otorite kavramının doğru bir şekilde inşa edilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Yılmaz, çocukların yaptığı hataların üstünün örtülmesinin onlara yapılan en büyük kötülük olduğunu dile getiriyor. Hata yapan çocuğun bunun bedeliyle ve sonuçlarıyla yüzleşmesi gerektiğini savunan uzmanlar, aksi takdirde eylemlerinin sorumluluğunu almayan bireylerin topluma karıştığını belirtiyor.
Bireysel psikolojinin ötesinde toplumsal bir dönüşümün de yaşandığına dikkat çeken Uzman Psikolog Ayşe Yılmaz, şiddet eğiliminin sosyolojik boyutlarını da gözler önüne seriyor. Modern toplumların, şiddetten uzak durma ve kurallara uyma bilinciyle inşa edildiğini hatırlatan Yılmaz, günümüz postmodern toplum yapısının ise bambaşka bir tehlike barındırdığını ifade ediyor. İnsanların öldürmek, yok etmek ve istediklerini her ne pahasına olursa olsun almak gibi ilkel dürtülerini kontrol edemediği bir yapıya büründüğünü belirten uzman isim, bu kontrolsüzlüğün son derece alarm verici seviyelere ulaştığını kaydediyor.
Uzman değerlendirmeleri ışığında, çocukların sağlıklı birer birey olarak topluma kazandırılması ve şiddet sarmalından uzak tutulması için ailelerin benimsemesi gereken temel yaklaşımlar şu şekilde sıralanıyor:
Çocuğun yaptığı hatalar karşısında bahaneler üretmek yerine, bedel ödemesi ve sonuçlarla yüzleşmesi sağlanmalıdır.
Öğretmen, komşu veya dış çevreden gelen şikayetler reddedilmemeli, objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir.



Yorumlar kapalı.