Dr. Gültek, İstanbul’da beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki bir depremin, kent genelinde 500 doğal gaz servis kutusunda aynı anda yangın çıkmasına neden olabileceğini vurguladı. 1999 Marmara Depremi’nden sonra bu risklere karşı çeşitli önlemler alınmaya çalışılsa da, yeterli düzeyde bir hazırlığın hâlâ sağlanamadığına dikkat çekti.
Gültek’in verdiği bilgilere göre, Şişli, Maslak ve İkitelli gibi bölgelerde bulunan otel, rezidans ve iş merkezleri de ciddi risk taşıyor. Yapılan saha çalışmaları, bu yapıların çoğunda yangın algılama ve söndürme sistemlerinin devre dışı kaldığını ortaya koydu. Pek çok bina yöneticisinin mevcut güvenlik sistemlerinden habersiz olduğu bile tespit edildi. Gültek açıklamada şunları söyledi:

Fabrika yangınlarıyla ilgili yapılan bir başka çalışmada, 60 büyük üretim tesisinin yüzde 60’ında yangın bölme duvarı bile olmadığı belirlendi. Ayrıca bu fabrikaların büyük kısmında yangın algılama ve aydınlatma sistemlerinin çalışmadığı, dolayısıyla basit bir kıvılcımın büyük felaketlere yol açabileceği ortaya çıktı.
Dr. Uğur Emre Temelli ise tarihi yapıların yangın açısından daha savunmasız olduğunu söyledi. Konut, okul veya müze gibi farklı amaçlarla kullanılan bu yapılar, yangın yükü açısından daha fazla risk taşıyor. Bu nedenle koruyucu tedbirlerin artırılması gerektiği ifade edildi.




Yorumlar kapalı.