İddialar sadece finansal değil; Türkiye’nin dış politikadaki pasifliği, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs ile yakınlaşması, AB ve ABD’nin askeri faaliyetleri ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yalnızlaştırılması da basın toplantısında gündeme geldi.
Çömez, eski KKTC Büyükelçisi Maksut Serim’in oğulları Yasin Ekrem Serim ile Halil Serim’in Kıbrıs’ta şirket kurduğunu belirterek, “Bakıyorsunuz, bu şirketin Kıbrıs’taki adresinden İngiltere’deki adresine bir para akışı var. Bu ülkenin insanları aç ve sefil yaşarken, yavrular yatağa aç girerken, bu beyler gitmişler Kıbrıs’a, milyarlarca liralık şirketler kurmuşlar ve kurdukları bu şirketlerden, bu adreslerden vazgeçemedikleri kraliyet topraklarına oluk oluk para akıtmışlar” dedi. Çömez, “Türkiye, kurulduğu günden bugüne hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı” diye konuştu.
Çömez, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çömez, şunları söyledi:
“Avrupa Birliği ve Orta Asya devletleriyle bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma Yeni Orta Asya Stratejisi’ydi. Avrupa Birliği, Orta Asya devletlerine dedi ki, ‘Yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Çin’in ticaret hegemonyasının önüne geçmek için size ihtiyacımız var, yeni bir ticaret yolu gündeme geliyor, iyi ilişkiler kurmamız lazım.’ Ancak 2022’nin Şubat ayında Ukrayna ve Rusya arasında başlayan savaş, bu gelişmeleri hızlandırdı ve Avrupa Birliği adımlarını daha hızlı ve keskin atmaya başladı. Ekim 2023’te Lüksemburg’da bir zirve düzenlendi. AB ve Orta Asya devletleri arasında yapılan bu zirvede çok önemli kararlar alındı ve bu kararlar çerçevesinde, ‘Stratejik bir ortaklık kuralım ve bu ortaklığı derinleştirelim’ dendi ve bir belge yayınlandı. Bu aslında Türk cumhuriyetlerinin Kıbrıs’ta veya Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde büyükelçilik açmalarıyla ilgili sürecin de bir anlamda zeminini oluşturdu.
6 Kasım 2024, Kırgızistan’ın Bişkek kentinde bir başka toplantı daha yapıldı. AB bu toplantıdan rahatsız oldu çünkü Türk devletleri başkanları bir araya gelip bir zirve düzenlediler. Bu zirveye ilk defa KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar davet edildi. Bizim Türk devleti dediğimiz bu sürece Kıbrıs’ın davet edilmesi, olması gereken bir şeydi ancak AB buna tepki gösterdi ve dedi ki, ‘Biz birliktelik kuruyoruz. Bu birlikteliğe asla ve asla KKTC’yi davet edemezsiniz çünkü Türkiye orada işgalcidir biz KKTC’yi tanımıyoruz. O yüzden bu davetlerin tekrar etmemesini sizden rica ediyoruz’. bu arada Güney Kıbrıs’ta da önemli gelişmeler oldu. Bir taraftan AB, Türk devletleriyle ilişkileri geliştirirken Kıbrıs’ta da çok önemli gelişmeler yaşandı. Şubat 2025’te Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ile Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarının çıkarılması ve bunların pazarlanmasıyla ilgili bir anlaşma imzaladı. O dönemde Erdoğan ‘Rabia’ işareti yaptığı Sisi’ye katil demişti. Ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Mısır, çok önemli bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmanın hedef olduğu yer, ‘Mavi Vatan’ ilan ettiğimiz alandı ve burada Türkiye önemli bir ittifakı kaybetti, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Mısır’la yaptığı anlaşmayla beraber.
Süreç de devam etti. 20 Şubat 2025 tarihinde Suriye’nin yeni cumhurbaşkanı Ahmet Şara, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’u Şam’a davet etti, onu resmi bir törenle karşıladı ve kendisine ‘Kıbrıs Dışişleri Bakanı’ olarak hitap etti. Ahmet El-Şara’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaptığı toplantının ardından düzenlediği resmi basın toplantısında kullanılan bayrak, Türk tarafını yok kabul eden ve yeni bir Kıbrıs Cumhuriyeti tanımına destek olabilecek bir görüntüydü. Bu görüntüyü Suriye’nin resmi haber ajansı, kendi sitesinden yayınladı. Buradan Erdoğan ve iktidar cephesine soruyorum: Hani siz Suriye’nin fatihiydiniz, hani Suriye’de bütün kararlar sizin direktifinizle alınıyordu, hani bölgede oyun kurucuydunuz? Ama siz Suriye’de devlet başkanının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Dışişleri Bakanı’nı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı olarak kabul etmesini ve anlaşmalar imzalamasını eleştirmediniz. Buna ilişkin hiçbir adım atmadınız, atamadınız. Çünkü Büyük Ortadoğu Projesi’nde bölgede plan yapanlar, başta Amerika ve İsrail, böyle istedi. Siz Emevi Camii’nde namaz kılarken elin oğlu hem Suriye’de hem Kıbrıs’ta çok ama çok önemli mesafeler almaktaydı.
7-28 Şubat 2025 tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Amerika Birleşik Devletleri arasında çok önemli bir ortak özel hareket tatbikatı yapıldı. Türkiye’den bir ses yok hani biz stratejik ortaktık hani müttefiktik Amerika’yla hani NATO ülkesiydik, hani NATO’nun en güçlü ikinci ordusuyduk?
O tatbikatlar yapılırken öncesinde ve sonrasında Amerika ne yaptı biliyor musunuz? Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hakim olduğu bölgede çok sayıda üs kurdu. Şu anda Güney Kıbrıs’ta üyesi olan Amerika’nın kurduğu üsler 4 tane ve son derece donanımlı. Erdoğan acaba soracak mı bizim tanımadığımız Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde sizin ne işiniz var diyecek mi? Millet silahlanırken, Kıbrıs’ta çok önemli çalışmalar yaparken Erdoğan buraya bir saray kondurdu. Çünkü saraysız yapamıyorlar her yerde bir saray olacak 5 milyar TL civarında bir para harcanarak Erdoğan Kıbrıs’a bir saray yaptırdı. Bu sarayın hemen güneyinde çok sayıda Amerikan üsleri var.
Mavi Vatan meselesine gelelim… Erdoğan yıllarca ‘Biz dünyanın fatihiyiz, Irak’ta kararları biz verdik, Suriye’de kararları biz verdik, Akdeniz’in doğusu bizden sorulur, artık orası bizim Mavi Vatan’ımızdır dedi. Oraya sondaj gemilerini gönderip bütün dünyaya tanıttılar. Sonra Almanya Erdoğan’a, ‘Ben sana bir harita gönderiyorum ona uyacaksın. O gemileri oradan çekeceksin.’ 100 milyonlarca dolar para harcanmış o kimler Avrupa Birliği’nden gelen talimatla kendi karasularımızdan, kendi hakimiyet alanımızdan geri çekildi kaşla göz arasında. Hiç konuşulmadı bu. O gemilerden bir tanesi Somali açıklarında seyir halinde bir diğeri de Karadeniz’de. Bu arada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi dedi ki evet siz gemileri çektiniz biz de bu arada Mısır’la anlaşmalar yaptık artık aramayı biz yapacağız’. iktidardan bir ses ve eleştiri yok.
Yunanistan 11 ülkeyi davet ederek çok önemli bir tatbikat yaptı yine bizimkilerden ses yok. Yunanistan kimleri çağırdı Amerika’yı Amerika F-16’larını, İsrail G-55’leri, Katar F-15’leri Arap Emirlikleri ve Hindistan’dan da araçlar geldi. Mavi Vatan dediğimiz noktada bu kadar büyük bir tatbikat var ama Türkiye masada yok Türkiye irade beyan edemiyor. Bu arada, Yunanistan ve İsrail arasında bin 208 kilometrelik bir enerji hattı antlaşması yapıldı. Enerji hattı Kıbrıs’tan ve bizim kara sularımızdan geçiyor. Kimseden ses çıkmıyor. Sayın Erdoğan ne milleti devleti kandırabilirsin ve kandıramayacaksın. Ve bu gerçekleri kamuoyuyla paylaşacağız.




Yorumlar kapalı.