22 yıllık memur ve doçent olduğunu belirten Emrah Kaya, eşinin ev hanımı ve iki çocuğu olduğunu ifade ederek, “Maaşım 80 bine değil,” dedi. Kaya, bu durumu, “Lise mezunu dahi olmayan belediye işçisi 82 bin TL maaş istiyor. Belki 82 olmaz, 75 olacak,” sözleriyle, İzmir’deki grevde talep edilen ücrete atıfta bulunarak eleştirdi. Bilindiği üzere, İzmir Büyükşehir Belediyesi işçileri iki gündür grevde olup 82 bin TL maaş talep ederken, belediyenin son teklifinin 65 bin TL olduğu, ülkede asgari ücretin ise 22 bin TL olduğu kamuoyuna yansımıştı.
Doç. Dr. Kaya, paylaşımında akademisyenlerin maddi beklentilerini dile getirmekteki çekingenliğine ve bunun sonuçlarına da değindi: “Akademisyenler ilim, irfan, entelektüel duruş diyerek para konuşmaya utanıyor ve emeklerinin sömürülmesine, yaptıkları işin önemsizleştirilmesine sessiz kalıyor. Akademisyenler sessiz kaldıkça yetki sahipleri proje yap, yayın yap, öğrenci dostu üniversite ol deyip duruyor; kırbacı da eksik etmiyor.”
Bu paylaşımıyla geniş bir kesime ulaşmayı ve farkındalık yaratmayı amaçladığını belirten Kaya, “Sadece hakkını almadığını düşünen akademisyenler şunu rt etse bu mesaj muhatabına ulaşır. Ulaşınca düzelecek mi? Hayır; sadece muhataplar anlattıkları kadar işlerini iyi yapmadıklarının farkında olduğumuzu bilsinler yeter,” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Emrah Kaya’nın bu çıkışı, sosyal medyada kısa sürede geniş yankı buldu. Birçok akademisyen ve vatandaş, Kaya’nın tespitlerine destek verirken, kamudaki ücret dengesizlikleri, mesleklerin toplumsal değeri ve adil ücret politikaları konusundaki tartışmalar yeniden alevlendi. İzmir’deki işçi grevi üzerinden başlayan bu tartışma, akademik dünyanın yaşadığı ekonomik sıkıntıların da bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu.

İzmir’deki grevde yeni gelişme… Cemil Tugay: Teklifimizi biraz daha yükselttik




Yorumlar kapalı.