1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Kandilli Rasathanesi’nden çarpıcı 6 şubat raporu: İstanbul 1 santim kaydı

Kandilli Rasathanesi’nden çarpıcı 6 şubat raporu: İstanbul 1 santim kaydı

featured

Prof. Dr. Pampal: İstanbul 7’ye yakın büyüklükte bir depremi maalesef yaşayacak

Bilimsel analizler, Mw 7.8 ve Mw 7.7 büyüklüğündeki depremlerin son derece karmaşık kırılma alanları sergilediğini göstermektedir. İlk ana şokun birden fazla alt evre içerdiği ve farklı fay segmentlerini zamansal gecikmelerle etkilediği belirlenmiştir. Yaklaşık 9 saat sonra gerçekleşen ikinci büyük deprem ise, ilk kırılmanın değiştirdiği gerilme alanı içinde tetiklenmiş ve bazı bölgelerde kayma dalgası hızından daha yüksek hızlara ulaşan dinamik bir yayılım göstermiştir.

Dinamik modellemeler, Mw 7.8 büyüklüğündeki depremin Doğu Anadolu Fayı’nın ana kolundan değil, ona komşu olan Narlı Fayı’ndan başladığını ortaya koymuştur. Simülasyonlara göre, deprem eğer ana fay hattının kuzeydoğusundaki Erkenek veya Pütürge segmentlerinde başlasaydı, maksimum kayma 7 metre civarında kalacak ve yıkım daha sınırlı olacaktı. Ancak depremin Narlı Fayı’ndan başlayıp çift yönlü ilerlemesi, Pazarcık’ta beklenenden çok daha büyük bir yıkıma ve Amanos çevresinde yüksek kırılma hızlarına neden olmuştur. Uzmanlar, 2023’te gerçekleşen bu durumun, olası senaryolar arasındaki en yıkıcı ihtimallerden biri olduğunu vurgulamaktadır.

Uzay jeodezisi verileri, depremlerin etkisinin yalnızca Doğu Anadolu Fay Zonu ile sınırlı kalmadığını kanıtlamaktadır. Bölgesel ölçekte çoklu levha sistemini etkileyen geniş bir deformasyon alanı oluşmuştur. Ölçümler, 800 kilometre uzaklıktaki istasyonlarda dahi anlamlı yer değiştirmeler olduğunu, İstanbul’da ise yaklaşık 1 santimetre mertebesinde yatay deformasyon meydana geldiğini göstermektedir.

Bu büyük enerji boşalımı, Anadolu levhasının bütüncül kinematiğini de etkilemiştir. Levhanın batıya doğru yıllık yaklaşık 20 milimetre olan hareketinin önemli bir kısmının, bu büyük deprem çifti sırasında ani olarak gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Çalışmada ayrıca, bu depremler sonrası Kuzey Anadolu Fayı boyunca batıya doğru yeni bir deprem göçü, Ölüdeniz Fayı ve Kıbrıs Yayı boyunca gerilme artışı gibi riskli senaryolara dikkat çekilmektedir.

Araştırmalar, depremin tamamen “sessiz” bir segmentte değil, karmaşık bir tarihsel sismisite örüntüsü içinde gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Özellikle Narlı Havzası’nda, ana şoktan yaklaşık 200 gün önce belirgin bir sismik aktivite artışı gözlenmiştir. 200-300 metre genişliğindeki dar bir deformasyon bölgesinde yoğunlaşan bu mikro-sismisite, ana kırılma öncesi bir hazırlık evresine işaret etmektedir. Sentinel-2 optik uydu verilerinin de ilk kez bu depremde kullanılmasıyla, yaklaşık 300 kilometre uzunluğundaki yüzey atımları ve segmentlerin potansiyelleri kısa sürede haritalanmıştır.

Kandilli Rasathanesi’nden çarpıcı 6 şubat raporu: İstanbul 1 santim kaydı

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.