Çernobil faciasından beslenme alışkanlıklarına kadar birçok nedenin tartışıldığı Doğu Karadeniz’deki kanser vakalarıyla ilgili, Prof. Dr. Osman Bektaş bu kez gözleri toprağın altına, bölgenin jeolojik yapısına çevirdi. Bektaş, paylaştığı harita ile Kuzey Amerika’daki benzer jeolojik yapılarda olduğu gibi, Doğu Karadeniz’in de doğal radyoaktivite riski taşıdığını ve bu durumun insan sağlığını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
Prof. Bektaş’a göre tehlikenin adı, radyoaktif kayaçların bozunmasıyla ortaya çıkan, kokusuz, renksiz, tatsız bir gaz olan Radon. Bu sinsi gaz, topraktan, sudan ve havadan evlerimizin içine kadar sızarak farkında olmadan soluduğumuz havayı zehirleyebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Radon gazı, sigaradan sonra akciğer kanserinin ikinci en önemli nedeni olarak kabul ediliyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş’ın referans gösterdiği Atom Enerjisi Kurumu Radon Gazı Tehlike Haritası, tehlikenin boyutlarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Paylaşılan görsele göre:

Batıda Giresun ve çevresi “Maksimum” radyoaktivite tehlikesi taşıyor.
Doğuda Artvin ve çevresi yine aynı şekilde “Maksimum” riskli bölge olarak işaretlenmiş durumda.
Bu kayaçlardan sızan sadece Radon gazı değil; ağır metaller de toprağa, suya ve oradan da besin zinciri yoluyla insan vücuduna karışarak kanser dahil birçok hastalığa zemin hazırlıyor.
Bu korkutan tablo karşısında çözüm önerisini de sunan Prof. Bektaş, bölgede artan kanser vakalarının önlenmesi için acil eylem planı çağrısı yaptı. Bektaş’a göre yapılması gereken en elzem şey, bölgenin su, toprak ve havasını detaylı bir şekilde analiz eden “Tıbbi Jeoloji Risk Haritaları”nın hazırlanması.




Yorumlar kapalı.