İstanbul’un karmaşasından uzaklaşıp Tunceli’nin Adaköy köyünde yeni bir hayat kuran Ezgi Memişoğlu, eşiyle birlikte büyükbaş hayvancılıkla uğraşmaya başladı. Bu süreçte dünyaya gelen oğulları Güneş ise daha yürümeye başladığı andan itibaren çiftlik işlerinin bir parçası oldu. Her sabah gün ağarırken anne ve babasıyla birlikte işe koyulan 2 yaşındaki Güneş, kümesleri gezip yumurta topluyor, tavuklara yem vererek güne başlıyor.
Anne Ezgi Memişoğlu, oğlunu televizyon ve dijital oyunlardan tamamen uzak tutmak için bilinçli bir çaba sarf ettiklerini belirtiyor. Köyde bakkal ürünleri ve paketli gıdalarla tanışmayan Güneş, tamamen yerli ve doğal ürünlerle besleniyor. Eve televizyon alınmasına rağmen Güneş’in ekran karşısında vakit geçirmek yerine dışarıda ineklerle konuşmayı ve onlara isimleriyle seslenmeyi tercih etmesi, modern çağın ebeveynleri için dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Güneş’in gün içerisindeki mesaisi sadece oyunlarla sınırlı değil. Minik küreği ve el arabasıyla gübre taşıyan, babasıyla beraber traktörün direksiyonuna geçen minik Güneş, süt sağma makinelerinin sesine bile alışmış durumda. İneklerin her birine özel isimler takan ve onlarla sohbet eden küçük çocuk, eksi 20 dereceye varan dondurucu soğuklara rağmen dayanıklılığıyla pes etmeyen bir karakter sergiliyor.
Ailesi tarafından “Güneş’in Çiftliği” adıyla açılan sosyal medya hesabı, kısa sürede büyük bir ilgi odağı haline geldi. Güneş’in köy hayatındaki doğal ve içten hallerini gören binlerce kişi, onu yakından görmek için Tunceli’ye gelmek istiyor.




Yorumlar kapalı.