1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Medya Özgürlüğü İzleme Raporu: Türkiye’de 2024’te 135 basın özgürlüğü ihlali kaydedildi

Medya Özgürlüğü İzleme Raporu: Türkiye’de 2024’te 135 basın özgürlüğü ihlali kaydedildi

Raporda altısı AB üye ülke ve altısı AB aday ülke olmak üzere toplam 12 ülkede medya durumunun analizine yer verildi. Türkiye’de basın özgürlüğünün hükümetin muhalif seslere yönelik baskıları, kapsamlı sansür ve gazetecilere yönelik yargı süreçleri nedeniyle tehdit altında kalmaya devam ettiği belirtilen raporda, ''İzleme dönemi boyunca MapMF, medya ile ilgili 317 kişi veya kuruluşun dahil olduğu toplam 135 basın özgürlüğü ihlali kaydetti. Yüksek düzeyli ihlaller nedeniyle MapMF ilgili tüm vakaları belgeleyemedi'' ifadelerine yer verildi.

featured

MFRR’nin yılda iki kez yayınlanan Medya Özgürlüğü İzleme Raporu’nun ikincisi yayınlandı. Tüm yılı kapsayan raporda, MFFR’nin AB üye devletleri ve aday ülkelerdeki basın ve medya özgürlüğü ihlalleri yer aldı. Medya Özgürlüğü Acil Müdahale’nin veribankası olan Mapping Media Freedom (MapMF) verilerine göre, 2024 yılında 35 ülkede medya ile ilgili 2 bin 567 kişi veya kuruluşu etkileyen bin 548 basın özgürlüğü ihlali belgelendi. Rapora göre gazetecilik faaliyetlerinin engellenmesi, medya çalışanlarının korkutulması ve tehdit edilmesi bu dönemde öne çıkan ihlal türleri olurken, bunları itibarsızlaştırma, taciz, hakaret ve zorbalık takip etti.

Raporda altısı AB üye ülke ve altısı AB aday ülke olmak üzere toplam 12 ülkede medya durumunun analizine yer verildi. Türkiye’de basın özgürlüğünün hükümetin muhalif seslere yönelik baskıları, kapsamlı sansür ve gazetecilere yönelik yargı süreçleri nedeniyle tehdit altında kalmaya devam ettiği belirtilen raporda, ”İzleme dönemi boyunca MapMF, medya ile ilgili 317 kişi veya kuruluşun dahil olduğu toplam 135 basın özgürlüğü ihlali kaydetti. Yüksek düzeyli ihlaller nedeniyle MapMF ilgili tüm vakaları belgeleyemedi” ifadelerine yer verildi.

”Noterlik Kanunu” değişikliği çatısı altında ”etki ajanlığının” da yer aldığı kanun teklifinin endişe verici olduğu belirtilerek, “Teklif, Gürcistan’ın yabancı ajan yasası ile yanlış karşılaştırmalar yapılarak, sivil toplum kuruluşlarının yabancı finansmanında şeffaflığı arttırma çabası olarak yanlış nitelendirildi. Ancak Türkiye’nin ‘etki ajanlığı’ kanun teklifi, ülkenin casusluk yasasını değiştirerek, yabancı çıkarlar doğrultusunda hareket ettiği düşünülen kişilerin adli kovuşturmalarda etkin bir şekilde casus olarak muamele görmesini sağlıyor” denildi. Kasım 2024’te sivil toplum kuruluşları, gazeteciler ve basın basın özgürlüğü örgütlerinden gelen tepkiler üzerine Meclis’in yasa teklifini görüşmeyi ertelediği belirtildi.

Kaydedilen ihlallerin yüzde 64,4’ünün adli vakalardan oluştuğu ifade edilen raporda, “Tutuklamalar, gözaltılar ve hapis cezaları, 128 gazeteciyi kapsayan 51 vaka ile Türkiye’de en yaygın (yüzde 37,8) ihlal türü oldu. Türkiye gazetecileri hapsetme konusunda en kötü sicillerden birine sahip ve bu raporun yayımlandığı tarihte 18 gazeteci hapisteydi” denildi. Raporda, izleme dönemi boyunca yetkililerin muhalif sesleri bastırmak için toplu gözaltılar ve gazetecilerin evlerine şafak baskınları düzenlediği belirtildi ve “Toplam 32 gazeteci gösterileri takip ederken veya gösterilere katılırken gözaltına alındı. Hem yerli hem de yabancı gazeteciler sık sık gözaltına alındı ve seyahatleri sırasında ülkeye giriş ve çıkışları yasaklandı” ifadeleri kullanıldı.

Raporda, cezai kovuşturmalar, soruşturmalar, sorgulamalar ve hukuk davalarının gazetecileri tehdit etmek ve eleştirile haberciliği susturmak için kullanıldığına işaret edilerek, gazetecilere çok sayıda hakaret davası açıldığı ve bu davalardan mahkumiyet kararı verildiği belirtildi. Gazetecilerin sıklıkla “terör propagandası yapmak” veya “Cumhurbaşkanı’na ve kamu görevlilerine hakaret etmek” ile suçlandığına dikkat çekilerek, “Birçok gazeteci, yakın zamanda çıkarılan ve dezenformasyon yasası olarak adlandırılan yasa kapsamında yasal işlemlerle karşı karşıya kaldı. FETÖ adı altında terör örgütü olarak nitelendirilen Gülen hareketinin liderinin ölümü hakkında haber yapan gazeteciler ve haber kuruluşları da yetkililer tarafından hedef alındı” ifadelerine yer verildi.

En az 32 gazetecinin çalışmaları nedeniyle hapis cezasına çarptırıldığı veya cezalarının ertelendiği belirtilen raporda, “Mezopotamya Ajansı muhabiri Hamdiye Çiftçi Öksüz ve gazeteci Erdem Gül’ün yanı sıra gazeteciler Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak ve Fevzi Yazıcı’nın da aralarında bulunduğu sekiz gazeteciye terörle bağlantılı suçlamalarla altı yıl üç aya varan uzun hapis cezaları verildi” denildi.

Bu dönemde en az 11 gazetecinin ölüm tehidiyle hedef alındığı kaydedilen raporda, “Eylül ayında gazeteci Murat Ağırel sosyal medyada yayınlanan bir video aracılığıyla ölüm tehdidi aldığını bildirdi. Görüntülerde maskeli bir kişi Ağırel’in hayatı üzerine bir sözleşme yapıldığını ve araştırmacı gazeteciliği nedeniyle hakkında infaz kararı çıkarıldığını iddia ediyordu” ifadeleri yer aldı. Sinan Ateş cinayeti davasını izleyen gazetecilerin sözlü olarak tehdit edildiği ve haklarında yasal işlem başlatıldığı da raporda yer aldı.

Medya Özgürlüğü İzleme Raporu: Türkiye’de 2024’te 135 basın özgürlüğü ihlali kaydedildi

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.
Sosyal Medyada Biz