Düzenlemenin merkezinde, yayın içeriğinin sınırlarını çizen keskin bir kriter yer alıyor: Kamu yararı. Teklifin öne çıkan maddeleri şunlar:
Kişilerin özel hayatı, aile yaşantısı, konut mahremiyeti, sağlık verileri ile ekonomik durumlarına dair içerikler, net bir kamu yararı ispatlanmadığı sürece yayınlanamayacak.
Düzenleme sadece reality şovları değil, haber bültenlerindeki “teşhir edici” içerikleri de denetim altına alıyor.
Kişilerin kendi hayatlarının yayımlanmasına izin vermesi (açık rıza), yasağı ortadan kaldırmaya yetmeyecek. Bu maddeyle, mağduriyetlerin maddi kazanç veya popülarite uğruna istismar edilmesinin önüne geçilmesi planlanıyor.
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, teklifin yasalaşması halinde, mevcut yayın pratiklerinde köklü bir değişim yaşanacak. Aile içi çatışmaların stüdyoda yüzleştirme yoluyla işlenmesi, kayıp vakalarının tarafların mahremiyetini ihlal edecek şekilde dramatize edilmesi yasaklanacak. Bu durum, pek çok kanalın yayın akışında yer alan lokomotif programların format değiştirmesine ya da yayından kaldırılmasına neden olabilir.
Yasağa uymayan yayın kuruluşları için ağır ekonomik yaptırımlar kapıda:
İhlalin saptandığı tarihten bir önceki aya ait brüt ticari iletişim gelirinin yüzde 2’sinden yüzde 5’ine kadar idari para cezası verilecek.




Yorumlar kapalı.