1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Milletvekillerine, “trafik kurallarına uymama” hakkı mı tanınıyor? – Ulvi Saran

Milletvekillerine, “trafik kurallarına uymama” hakkı mı tanınıyor? – Ulvi Saran

Konunun bir başka önemli boyutu var:

featured

Konunun bir başka önemli boyutu var:

Yasa yapma gücünün ana kaynağı olan parlamentonun üyelerinin, çıkardıkları yasalara herkesten önce uyma konusunda hassasiyet göstermeleri ve sorumluluk taşımaları gerekliliği…

Bu, yasaların yerindeliğini savunmanın, onları değerli ve anlamlı kılmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucudur.

Düşünebiliyor musunuz? İnsanların can ve mal emniyeti ve kamunun güvenliği için, parlamento üyeleri olarak trafik yasalarını çıkarıyor ve bunlara bağlı trafik kurallarını düzenliyorsunuz; sonra kendiniz için bunlara uymama ve cezalardan muaf tutulma ayrıcalığı getiriyorsunuz.

Bu, milletvekillerinin, çıkardıkları yasayı değersizleştirmeleri ve dolayısıyla kendi itibarlarını sarsmaları anlamına gelmiyor mu?

Belirli kamu hizmetlerini yerine getirenlerden, görevlerinin gereği, trafik kurallarına uymama hakkı (daha doğrusu yetkisi) olan ve belirli kuralların ihlali halinde trafik cezasından muaf tutulması gereken kamu görevlileri ve meslek grupları var elbette…Ambulans ve acil sağlık hizmetleri görevlileri, itfaiye görevlileri, polis ve güvenlik güçleri, acil durumlara ve asayiş olaylarına müdahale etme durumundaki mülki amirler, suçları soruşturan savcılar, sivil savunma ve afet müdahale ekipleri gibi görevliler bu kabildendir.Ancak bu yetkililer tarafından kullanılacak hak ve muafiyetler, mutlak veya sınırsız değildir; belirli kurallar, “Birleşmiş Milletler Ulaşım Güvenliği Standartları” gibi uluslararası normlar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde kullanılabilir.Söz konusu görevliler için sağlanan yetki, kendilerine hiç bir zaman nedensiz, gerekçesiz ve keyfi olarak trafik kurallarını çiğneme; buradan maddi bir çıkar veya “statü esaslı” bir avantaj sağlama hakkını vermez. Sağlanan istisnaların kötüye kullanılması durumunda ise, “yetki aşımı” ve “etik ihlal” söz konusu olur.Uluslararası normlara ve yasal düzenlemelere göre bu yetki; görev süresiyle sınırlı ve makul ölçülerde olmak, halkın güvenliğini tehlikeye atmamak, siren ve uyarı cihazları eşliğinde olmak kaydıyla kullanılabilir.Burada, trafikte bazı “öncelik ve avantajları kullanma hakkı” ile, “trafik kurallarını ihlal etme hakkı” arasında bir ayırım yapmak lazım.-Acil hizmetleri ifa edenlerin gerektiğinde trafik kurallarına uymamaları, zorunluluk ve acil ihtiyaçlar gereği, yasal dayanak ve sınırlar çerçevesinde kullandıkları, kamu yararına dönük istisnai bir “yetkidir.”-Milletvekillerinin istediği “trafik kurallarına uymama ve cezalardan muaf tutulma” hakkı ise, doğrudan doğruya bir avantaj ve ayrıcalık elde etmeye yönelik, rasyonel dayanağı olmayan keyfi bir taleptir.Bu, meclis karar süreçlerinden geçirilerek hukuken meşruiyet ve geçerlilik kazansa da; adaletsiz, etik ve demokratik değerlerle bağdaşmayan bir ayrıcalıktır.Dolayısıyla, trafik kurallarını ihlal etme hakkı, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal adaleti zedeler.-“Hukuki olarak” savunulamaz, çünkü yasaların herkese eşit uygulanması esastır.-“Ahlaki olarak” savunulamaz, çünkü topluma örnek olması gereken kişiler, ayrıcalık talep ederek, adalet duygusunu ve ahlaki değerleri çiğnemiş olurlar.-“Demokratik ilkelerle bağdaşmaz,” çünkü kamu gücünü elinde tutanların, kendilerini yasaların üstünde görmesi anlamına gelir.Bir ülkenin yönetici sınıfının (milletvekilleri, bürokratlar ve diğer üst düzey yetkililerin), kendilerini halktan ayrıştırarak ve soyutlayarak sürekli çıkar ve ayrıcalık elde etme peşinde koşmaları, şu temel sebep ve eğilimlerle ilişkilendirilebilir:-Ahlaki erozyon ve vicdani duyarsızlık,-Sınırsız güç ve statü arzusu,-Özgüvensizlik ve yetersizlik duygusunu telafi etme çabası,-Dürüstlükten sapma ve çifte standart,-Sürekli ayrıcalık kazanma döngüsü” ve “ayrıcalık bağımlılığı,”-Hukukun üstünlüğünü hiçe sayma ve hesap vermezlik kültürü.Bu tür bir yapı, uzun vadede kurumların yozlaşmasına, toplumsal güvenin azalmasına, demokratik değerlerin zayıflamasına ve toplumdaki eşitsizliklerin derinleşmesine yol açar.Dolayısıyla “eşitlik,” “adalet” ve “hukukun üstünlüğü” ilkelerinin zarar görmemesi için, bu tür ayrıcalıkların doğmasına fırsat verilmemelidir.

Milletvekillerine, “trafik kurallarına uymama” hakkı mı tanınıyor? – Ulvi Saran

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.