Bakan Yusuf Tekin, bu kararın bir gecede alınmadığını, aylardır süren bir çalışmanın ve sahadan gelen yoğun talebin bir sonucu olduğunu belirtti. Tekin, “Gittiğimiz her yerde velilerden, öğretmenlerden, idarecilerden herkes bu konuyla ilgili rahatsızlıklarını dile getiriyordu,” diyerek değişimin arkasındaki temel nedeni açıkladı.
Peki, veliler ve öğretmenler neden rahatsızdı? Bakan Tekin iki ana sebep gösterdi:
Sosyo-Ekonomik Sorunlar: Dar gelirli ailelerin, fahiş forma fiyatları altında ezilmesi.
Marka Düşkünlüğü: Çocuklar arasında başlayan ve aileleri zor durumda bırakan “marka yarışı” ve psikolojik baskı.
Peki, yeni sistem tam olarak ne getiriyor? İşte Bakan Tekin’in ağzından, her velinin bilmesi gereken 4 kritik kural:
1. Okul Sadece Rengi ve Kumaşı Söyleyecek, Marka ASLA! Artık okullar, “X markasının Y modelini alacaksınız” diyemeyecek. Okul yönetiminin tek yapacağı şey, kıyafeti tanımlamak olacak. Bakan Tekin’in kendi sözleriyle: “Diyecek ki işte gri tişört, lacivert pantolon ya da etek. Malzemesi neyse onu tanımlayacak.” Bu kadar!
2. İstediğin Yerden Al Özgürlüğü! Bu en devrimci kural! Veliler, okulun tanımladığı renkteki ve kumaştaki kıyafeti istedikleri mağazadan, pazardan veya internet sitesinden alabilecek. Okul veya okul aile birliğinin veliyi herhangi bir mağazaya yönlendirmesi kesinlikle yasaklandı. Bakan Tekin, “Veli istediği yerden bu alışverişi yapacak,” diyerek bu özgürlüğün altını net bir şekilde çizdi.
3. Bir Aldığını 4 Yıl Giyecek! (Prototip Olarak) Veliye her yıl yeni masraf çıkmasının önüne geçiliyor. Öğrenci, ilkokul 1. sınıfta giymeye başladığı kıyafet modelini, 4 yıl boyunca değiştirmeyecek. Ortaokul ve lise için de aynı kural geçerli. Yani okul idaresi, keyfi olarak her sene farklı bir model isteyemeyecek. Bu, “ilave bir külfet, ilave bir maliyet çıkmasın” diye yapıldı.




Yorumlar kapalı.