Murat Ülker, yazısında Türkiye’de esnek ambalaj sanayisinin büyük bir boşluktan doğduğuna dikkat çekiyor. Teneke kutulardan ambalajlı bisküvilere geçiş sürecinde yaşanan zorlukları anlatan Ülker, o dönemde ambalaj malzemesinin tamamını dışarıdan getirmenin neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. Sabri Ülker’in vizyonuyla yeni bir teknoloji olan BOPP’ye (çift yönlü gerdirilmiş polipropilen) yatırım yapma kararı alındığını aktaran Murat Ülker, Polinas’ın temellerinin bu şekilde atıldığını ifade ediyor. Yatırım sürecinde finansman bulma konusunda yaşanan zorluklara da değinen Ülker, o dönemde 10 milyon dolarlık yatırımın “imkansız” sayıldığını ve Dünya Bankası’nın bile projeye inanmadığını belirterek, “Yıllar sonra bu krediyi engelleyen yetkili benimle bir uçakta tesadüf edince, Sabri beye özürlerini iletti. Biz Türkiye’nin bu kadar gelişeceğini tahmin edemedik, dedi” anekdotunu paylaşıyor.
(Nevşehir Alüminyum Tesisleri) deneyiminden edinilen beşeri sermayenin Polinas’ın çekirdeğini oluşturduğunu vurgulayan Ülker, şirketin yıllar içindeki gelişimini “başlangıçta yüksek teknoloji sayılan lisanslı bir endüstrinin inovasyonla daha ileri taşınması” olarak tanımlıyor. Polinas’ın bugün Manisa’da net kârlı, güçlü nakit akışı olan ve üretiminin yüzde 50’sini ihraç eden bir şirket konumunda olduğunu belirten Ülker, Türkiye’nin esnek ambalaj alanında yüz binlerce tonluk üretim yaparak Avrupa ve ABD’ye satış yapan rakipsiz bir ihracatçı haline geldiğinin altını çiziyor.
Makalesinde ambalaj sektörünün geleceğine de projeksiyon tutan Murat Ülker, Avrupa Yeşil Mutabakatı ekseninde yaşanan dönüşüme dikkat çekiyor. Polinas’ın son yıllarda yüzde yüz geri dönüştürülebilir mono filmler üreterek daha az plastik ve düşük karbon ayak izi hedeflediğini belirten Ülker, aktif ambalaj, sensörlü film teknolojileri ve blockchain tabanlı izlenebilirlik sistemlerinin sektörün yeni evresini oluşturacağını öngörüyor. Ülker yazısını, “Sanayicilik, mevcut teknolojiyi işletmek değil; teknolojinin sıradanlaşacağı günü öngörmektir… Stratejik adaptasyon, ambalaj sektörümüzde olduğu gibi Türk sanayisinin yeni doktrini olmalıdır” sözleriyle tamamlıyor.




Yorumlar kapalı.