YouTube hesabında yayımladığı video analizde ise “Olağanüstü hissetmek ve hissettirmek elinizde” mesajını veren Ülker; bir toplantıda sergilenen tek bir saniyelik tepkinin, öfkeli bir e-postayı göndermekten vazgeçmenin veya ego yerine sağduyuyu seçmenin uzun vadede nasıl devasa sonuçlar doğurabileceğini örneklerle açıkladı. Yazı dizisinin devamında ise “Hatalar Kaçınılmazdır” diyerek insan doğasındaki acziyet ve tevazu kavramlarını Doğu ve Batı senteziyle harmanlayan Ülker, hatadan ders çıkarma sanatının iş yönetimindeki kritik rolünü mercek altına aldı.
Ülker, “Olağanüstü Hissetmek ve Hissettirmek Elinizde” başlıklı ilk yazısında ve konuyla ilgili paylaştığı video analizinde, hayatı şekillendiren asıl unsurların görünmez anlar olduğuna dikkat çekti. Bir toplantıda duyulan tek bir cümleye verilen tepkinin, sert bir e-postayı yumuşatma kararının veya gergin bir telefon görüşmesinde “bunu sonra konuşalım” diyebilmenin, insanı dönüştüren milimlik kararlar olduğunu belirtti.
Kitaptan alıntılarla tepki ile eylem arasına “küçük bir boşluk” koymanın önemine değinen Ülker, bu döngüyü kırmak için dört temel güç önerisinde bulundu: Öz sorumluluk, öz bilgi, öz kontrol ve öz güven. Ülker’e göre duygu, ego ve çevre baskısı insanı otomatiğe bağlarken, olağanüstü sonuçlar bilinçli tercihlerle elde ediliyor.
Yazı dizisinin “Hatalar Kaçınılmazdır” başlıklı ikinci bölümünde ise Ülker, insan doğasının bir parçası olan hata kavramını ele aldı. “Hatasız kul olmaz” sözünü Mimar Sinan ve Michelangelo’nun tevazu dolu ifadeleriyle örneklendiren Ülker, hatayı inkar etmenin veya dış faktörleri suçlamanın gelişim önündeki en büyük engel olduğunu ifade etti.
Hata yapıldığında çoğu kişinin otomatik refleks olarak sistemi, patronu veya şansı suçladığını belirten Ülker, “Oysa gerçekte iki ihtimal vardır; ya şanssızlık ya da işlerin nasıl yapılacağı hakkındaki fikir yanlıştır. Hatayı saklamak, öğrenmeyi engelleyen tehlikeli bir davranıştır” değerlendirmesinde bulundu.




Yorumlar kapalı.