1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Necati Özkan: Bu iddianame bir fiyasko

Necati Özkan: Bu iddianame bir fiyasko

Bu konuda ısrarla, dilekçe üstüne dilekçe verdiğini ifade eden Özkan, şöyle konuştu:

featured

Duruşmada, İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan, geçen hafta perşembe günü başladığı savunmasını tamamladı. Özkan, “Eylem 4” kapsamında yöneltilen “rüşvete aracılık etme” suçlamasının tutukluluğuyla bağlantılı olmadığını savundu. Bu iddiaya ilişkin olarak ne kollukta ne de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ya da nöbetçi sulh ceza hakimliğinde kendisine herhangi bir soru yöneltilmediğini ifade etti.

Bu konuda ısrarla, dilekçe üstüne dilekçe verdiğini ifade eden Özkan, şöyle konuştu:

“7,5 ay bekledik. O süre içerisinde tek bir soru sorulmadı. Baktılar ki dilekçelerimin sonu yok; önce ortağım, aile dostum, eşimin yatılı öğretmen okulundan arkadaşı Ayşe Hitchins’i gözaltına aldılar. Kim Ayşe Hitchins? Ayşe Hitchins benim 40 yıldır aile dostum; çocuklarımız beraber büyüdü. Kanada’da yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, ama aynı zamanda Kanada vatandaşı; Kanadalı bir beyefendiyle evli ve müthiş bir Türkiye sevdalısı, müthiş bir Türkçe sevdalısı. Hep bize şunu anlatır: ‘3 ay geçince duvarlara tırmanıyorum, Türkçe konuşacak kimse bulamıyorum’ diye. Ve yıllardır özlemi, tekrar Türkiye’de yaşayabilmek. O yüzden bundan yıllar önce ev almak için İstanbul’a geldi, bizden yardım istedi. Ama her ikisi de ücretli çalışan iki kişi, ev alabilecek bütçelerinin olmadığını görünce benim şirketime yatırım yapmak istediler. Biz de kabul ettik; bir şirketimizin yüzde 15 hissesini aldılar. O günden beri benim ortağım; yani 25 yıldır aynı zamanda ortağım. Ve ben bunu dilekçemde ısrarla yazdım; her iki dilekçemde de yazdım: ‘Ayşe Hitchins benim ortağımdır, şöyle şöyle oldu…’ diye. Bakın, dört tane gayrimenkulden bahsediyoruz. Eylem 4 kapsamında o dört gayrimenkulün üçünün bugünkü malikleri gözaltına alınmadı. Benim ortağım, benim kardeşim Ayşe Hitchins gözaltına alındı. Dahası, yani kızcağızı, 65 yaşında bir kadın olan kızcağızı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ağlattılar ve sonuçta da bu davanın sanıklarından biri hâline getirildi. Tek nedeni benim yakınlığım. Hani burada nasıl bazı sanıkların bütün aile fertleri alındıysa, Ekrem Bey dâhil olmak üzere, Ayşe Hitchins’e yapılan muamele de o muameledir.”

“YENİ ŞAFAK GAZETESİ, HER SEFERİNDE GELECEKTEN HABERLER VERİYOR”

Necati Özkan, tutuklandıktan 4-5 hafta sonra soruşturmaya, Kameroğlu İnşaat’ın ortağı ve yöneticisi, Kameroğlu Kuyumculuk’un sahibi, aynı zamanda çeşitli başka projelerin yöneticisi, AVM işletmecisi Adem Kameroğlu’nun dahil edildiğini belirtti.

Kameroğlu’nun ilk beyanlarında kendisi aleyhine verdiği tek bir ifade, tek bir suçlama bile bulunmadığını aktaran Özkan, şöyle devam etti:

“Ama sonra iş değişiyor, birileri bu arkadaşın kulağını çekiyor. Ondan sonra Adem Kameroğlu bir yalan makinesine dönüşüyor, bir iftira makinesine dönüşüyor. Etkin pişmanlık ifadesi veriyor, şöyle başlıyor: ‘İşin ciddiyetini anladım.’ Ve bunu söylediğini ben nereden öğreniyorum? Benim favori bir gazetem var: Yeni Şafak gazetesi. Her seferinde gelecekten haberler veriyor. Haziran sonunda Yeni Şafak’ta ben bu ifadeyi okuyorum. Daha bunun dışında ne avukatlarımın haberi var ne de benim haberim var; gazeteden öğreniyorum. Sonra bu haberi okuyunca yeni bir isnatla karşı karşıya kaldığımı, hani ‘getirin siz o adamı bana, ben ona bir suç bulurum’, anlıyorum. Bunun üzerine hemen duruma ilişkin bir dilekçe hazırlıyorum. Avukatlarımı Silivri’ye davet ediyorum ve onlara ilk dilekçeyi veriyorum; hakikati kendilerine tek tek anlatıyorum. Adem Kameroğlu, makul bir tüccar gibi davranmadı ve benim iyi niyetimden yararlanarak beni aldattı. Dediğim gibi, ortaya çıkan güvensizlik nedeniyle nakit ödediğim rakamın banka makbuzuna dönüşmesini istedim; hikâyenin tamamı budur. Çünkü bir uzlaşmazlık durumunda Adem Kameroğlu’nun her şeyi reddedebileceğini gördüm. İnsanlara güveniyorsunuz ama bir müddet sonra öyle olmadıklarını anlıyorsunuz. İlk kez ben ondan bir şey alıyorum, daha önce o benden hizmet alıyordu. Ben o hizmeti teslim ediyordum; televizyon kampanyasıysa televizyonda, gazeteyse gazetede yayınlandığını görüyordu. Ondan sonra faturasını kesiyordum ve aylar sonra tahsilatını yapıyordum. Dolayısıyla orada bir güvensizlik problemi yoktu; ama ne zaman ki ben ondan bir şey aldım, bu sefer güvensizlik problemi ortaya çıktı.

“HER ŞEYİ USULÜNE UYGUN YAPTIM”

Ben, sorumlu bir vatandaş ve makul bir ticaret insanı olarak her şeyi usulüne uygun yaptım, Başkanım. Bütün sürecin belgelerini orada göreceksiniz. Aradan bu kadar zaman geçtikten sonra bu belgeleri bulmak kolay değil ama bulduk. Elinizdeki belgelerden iki tanesine özellikle dikkat etmenizi istiyorum, Sayın Başkanım: Birincisi, ön ödemeli satış belgesidir; ödemenin yapıldığının kanıtıdır. İkincisi ise sözleşmedir. Her bir sözleşme 19 sayfalıktır. Sözleşmenin 2. sayfasında net olarak yazan yerleri sizin için işaretledim, Başkanım; orada ‘tamamı peşin ödeme’ diye yazar. Bu sözleşme kapsamında her bir sözleşmeyi tek tek hazırladık; yapı ruhsatından mimari projeye, mahal listesinden teknik şartnameye, müzakere ve inceleme tutanağına kadar bütün evrakları her bir bağımsız bölüm için zamanında tamamladık. Nakit ödeme belgesi dâhil olmak üzere tamamının belgeleri, tarihleri, imzaları ve kaşeleri orada mevcuttur.”

Adem Kameroğlu’nun verdiği her ifadede başka bir yalan söylemek zorunda kaldığını söyleyen Özkan, ifadelerindeki çelişkileri aktardı.

Etkin pişmanlık ifadesinde Adem Kameroğlu’nun, “Bu dairelerin devri için şirket hesabımıza toplamda 2.000.000 lira para olarak yatırıldı. Bu para daha sonra tarafımızdan Necati Özkan’a iade edilmiştir” dediğini ifade eden Özkan, şunları kaydetti:

Necati Özkan: Bu iddianame bir fiyasko

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.