Gürer’in paylaştığı verilere göre, 2014 yılında kullanılan her dört tüketici kredisinden biri konut alımı içindi. O dönemde konut kredilerinin toplam tüketici kredileri içindeki payı yüzde 24,1 seviyesindeydi. Bugün ise bu oran yüzde 8’e kadar geriledi.
Aynı dönemde ihtiyaç kredilerinin payı dramatik biçimde arttı. 2014’te yüzde 55 olan ihtiyaç kredisi oranı, 2024’te yüzde 88,8’e fırladı. Gürer bu tabloyu, “Borç artık ev için değil, mutfak için alınıyor. Krediyle kira, fatura ve gıda ödeniyor” sözleriyle özetledi.
2024 yılında toplam tüketici kredisi (konut, taşıt, ihtiyaç) tutarı 1 trilyon 852 milyar TL iken, 2025’in ilk dokuz ayında bu rakam 1 trilyon 994 milyar TL’yi aştı. Böylece sadece dokuz ayda, bir önceki yılın tamamı geride bırakıldı.
2025’in ilk üç çeyreğinde kullanılan kredilerin dağılımı ise borcun niteliğini net biçimde ortaya koydu:
1 trilyon 772 milyar TL ihtiyaç kredisi
181 milyar TL konut kredisi
39 milyar TL taşıt kredisi
Gürer’e göre bu tablo, ekonomide “yatırım refleksinin” yerini “hayatta kalma refleksine” bıraktığını gösteriyor.




Yorumlar kapalı.