Fethiye’de yaşayan yurttaşların, sivil toplum örgütlerinin ve Fethiye Belediyesi‘nin de projeyi mevcut şekliyle istemediğini hatırlatan Özcan, “Yer seçimi yanlış olan bu projenin bölgedeki doğal dengeyi bozacağı, kıyı ekosistemine geri dönüşü zor zararlar vereceğini ifade ediliyor” dedi.
Fethiye Körfezi’nin uzun süredir ciddi bir çevresel krizle karşı karşıya kaldığını ifade eden Özcan, “Proje sahası Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Önemli Doğa Alanı niteliklerine sahip bir bölgede yer almakta olup, doğal yaşam, ekosistem dengesi ve kıyı dokusu açısından kritik bir alanı kapsamaktadır. Bilimsel raporlar, körfezdeki su kalitesinin giderek düştüğünü, oksijen seviyelerinin azaldığını ve ekosistemin can çekiştiğini ortaya koymaktadır. 280 yat ve tekne kapasiteli yeni bir bağlama iskelesinin devreye girmesi, körfezin taşıma kapasitesini zorlayacak ve mevcut çevre sorunlarını daha da ağırlaştıracaktır. Körfezi kurtarmak için acil önlemler alınması gerekirken, ek yük getiren projelere izin verilmesi, bölgenin geri dönüşü olmayan bir çevresel yıkıma sürüklenmesi anlamına gelecektir” dedi.
Aksazlar Koyu’nun korunması gereken doğal bir miras olduğuna dikkat çeken Özcan, “Proje bu haliyle hayata geçirilirse doğal kıyı yapısı bozulacak, deniz ekosistemi tahrip edilecek ve kıyıların betonlaşması hızlanacak. Bugün önlem almazsak, yarın Fethiye’nin denizi kirlenmiş ve beton yığınlarıyla dolmuş hale dönüşecek. Kıyıları sermayeye açan ve ekosistemi yok eden bu tür projelerde ekolojik yapılar detaylıca incelenmeli, Fethiye’mizin eşsiz doğası ve ekosistemi geleceğe taşınmalıdır” dedi.
Marinanın planlandığı yerin caretta caretta kaplumbağalarının doğal yaşam alanı olduğunu vurgulayan Özcan, “Projenin yapılmasının planlandığı alan bölge trafiği açısından yaşanan sorunları ağırlaştıracaktır. Marina inşasından sonra, olası herhangi bir afette itfaiye, ambulans gibi araçların olay mahalline intikalinde çok ciddi sorunlar yaşanması kaçınılmazdır. Bu ölçekte bir projenin, kıyı kullanımı ve kent planlaması açısından uzun vadeli etkilerinin yeterince değerlendirilmediği ve yer seçiminin bilimsel verilere dayalı olarak yeniden gözden geçirilmesi gerektiği açıktır” diyerek sözlerini tamamladı.
Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti;




Yorumlar kapalı.