Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
“Özelleştirmelerle hem kamuyu zayıflattılar hem üretimi azalttılar hem işçileri önce güvencesiz sonra işsiz bıraktılar. Cumhuriyetin fabrikaları, şirketleri haraç mezat satıldı. Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, Şeker Fabrikaları ve madenler teker teker şeffaf olmayan süreçlerin sonunda ve hep yandaşları bularak satıldı. İşte bu Doruk Şirketin sahibi 2 bin 368 tane maden ruhsatını depolamış AK Parti’nin yarattığı ve kendisinin AK Parti’ye yarattığı imkanlar dahilinde. İşte AK Parti’nin kara düzeni budur. Bu işletmelerin çoğu kapandı, kapanmayanın üretimi azaldı. Devletin gücü zayıfladı, üretim düştü, işçiler güvencesiz ve işsiz kaldı. Özelleştirilen şirketlerde en az 60 bin işçi işinden oldu. Soma’da Ermenek’te patronların para hırsı yüzünden canlarından oldular.
Sonuç; devletin resmi rakamlarına göre 100 özelleştirmeden 89’unu AK Parti yaptı. Toplamda bundan 60 milyar dolar aldılar. Devleti satarak 60 milyar dolar elde ettiler. 2,7 trilyon TL yapıyor bugünkü kurla. Öyle acı, öyle dayanılmaz bir iş ki bu. 24 yıllık özelleştirmenin geliri 2,7 trilyon TL, 2026’da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Yani Atatürk’ün, cumhuriyetin on yılda 15 milyon genç yaratıp, anayurdu dört taraftan demir ağlarla ördüğü, basma fabrikalarından termik santrallere kadar cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar. Bu mirası alıp bir gecede kumarda batıranlar var ya memleketi batıran AK Parti’nin o hayırsız evlattan hiçbir farkı yok bu milletin gözünde.
Bu kara düzen maalesef her iki işçiden birini asgari ücretli yaptı. Kimi rakamlar yüzde 55, kimi yüzde 50’nin biraz altında ama asgari ücret ve hemen üzerinde ücret alanlar iki kişiden biri. Asgari ücret, emekçinin ilk bir yıl aldığı ücrettir dünyada. Sonrasında kıdemle birlikte bu ücretten hızla uzaklaşılır. Bugün asgari ücret kayıt dışı istihdamla birlikte neredeyse ortalama ücret olmuş durumda. O yüzden de Türkiye’de hem asgari ücretliler hem bütün maaşlar ona göre şekillendiği için geri kalan ücretliler zorda. 2015 yılında Türkiye Avrupa’da asgari ücret olarak 14 ülkeden iyiydi. O günden bugüne hala AK Parti yönetiyor. Bugün sondan altıncı ülkeyiz. Bunlar Avrupa Birliği üyesi değil, orada zaten hepsinden gerideyiz. Almanya’da asgari ücret 2 bin 343 Euro, Türkiye’de 654 Euro. Türkiye’de kur bu kadar baskılandığı halde böyle. Gerçek anlamda asgari ücret 350-400 Euro’larda olacak. Almanya’da ilerleyen yıllarda bu ücret sabit kalmıyor. Almanya’da asgari ücret alanların oranı yüzde 9. Türkiye’de yüzde 55 bu oran. O gidince dana kıymayı bizim parayla 350 liraya alıyor, bizimki 950 liraya alıyor. Hem gıda alımında aleyhimize üç kat var hem de maaşta dört kat fark var. Yani asgari ücretin satın alma gücü olarak Almanya ile Türkiye arasında 12 kat fark var.




Yorumlar kapalı.