1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Özel: Erken seçim için her şeyi yapacağız… Göreceksiniz o sandık gelecek

Özel: Erken seçim için her şeyi yapacağız… Göreceksiniz o sandık gelecek

"Gazeteciler hepimiz gibi meslek sahibi insanlar. Herkesin farklı farklı meslekleri var ama bir gazeteciye yapılan iş, o gazetecinin kendisine yapılmıyor. Gazetecilik mesleğinin farkı bu. Çünkü gazeteci halkın sokaktaki gözü, sokaktaki kulağı. Halk bir şey duyarsa bunu gazeteci duyarsa duyacak, halk bir şey görürse gazeteci görürse görecek. Gazeteci sayesinde haberdar oluyoruz. Yani bugün Suat Toktaş’ı alıp da cezaevine koyunca; işte iki kız çocuk babası, işinde gücünde olan herhangi birisini cezaevine koymaktan farklı olarak toplumun gözünü, kulağını cezaevine koyuyorsunuz ve haber alma hakkına saldırmış oluyorsunuz. Onun yönetimindeki bütün bir ekibe onun üzerinden gözdağı veriyorsunuz ve diyorsunuz ki ‘Bu millete doğruları söylersen, merak edilen soruların cevaplarını onlar adına sorarsan ve hakikatın peşine düşersen senin yerin Silivri’dir’"

featured

Halk TV canlı yayınında, kanalın Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın tutuklanmasına ilişkin konuşan CHP lideri Özel şunları söyledi:

“Gazeteciler hepimiz gibi meslek sahibi insanlar. Herkesin farklı farklı meslekleri var ama bir gazeteciye yapılan iş, o gazetecinin kendisine yapılmıyor. Gazetecilik mesleğinin farkı bu. Çünkü gazeteci halkın sokaktaki gözü, sokaktaki kulağı. Halk bir şey duyarsa bunu gazeteci duyarsa duyacak, halk bir şey görürse gazeteci görürse görecek. Gazeteci sayesinde haberdar oluyoruz. Yani bugün Suat Toktaş’ı alıp da cezaevine koyunca; işte iki kız çocuk babası, işinde gücünde olan herhangi birisini cezaevine koymaktan farklı olarak toplumun gözünü, kulağını cezaevine koyuyorsunuz ve haber alma hakkına saldırmış oluyorsunuz. Onun yönetimindeki bütün bir ekibe onun üzerinden gözdağı veriyorsunuz ve diyorsunuz ki ‘Bu millete doğruları söylersen, merak edilen soruların cevaplarını onlar adına sorarsan ve hakikatın peşine düşersen senin yerin Silivri’dir’”

Açıklamasında “gazetecilerin ilk kez tutuklanmadığını” dile getiren Özel, sözlerine şöyle devam etti:

“Bundan önce çok sayıda gazeteci gözaltına alındı, tutuklandı, hapishanelere konuldu. Bu yolda dönenler oldu, bir de Suat Toktaş gibi direnmeye devam edenler oldu. Suat Toktaş Türkiye’nin en büyük kanallarında yöneticilik yapmış, CHP’de Grup Basın Danışmanlığı görevini yapmış ve Halk TV’den çok daha konforlu alanlarda, çok daha yüksek maaşlarla çalışabilecekken o deneyimiyle, tecrübesiyle, mesleğinin doruk noktasında bu mücadeleye, halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya dahil olmuş birisi ve onun için hedefte. Memnun olduğumuz taraf, bir büyük dayanışma gösterildi. Ve gösterilen bu büyük dayanışma belki beş gazeteci arkadaşımızın beşinin de tutuklanmasının önüne geçti. Halk, Halk TV ‘ye sahip çıktı çünkü halk, Halk TV’yi bir televizyon kanalı olarak görmüyor. Halk TV’yi kendisinin duyması gerekenleri kendine duyuran, görmesi gerekenleri gösteren, hakikatın bekçisi, adaletin takipçisi bir yayın kuruluşu olarak görüyor. ‘Halk TV olmazsa olandan bitenden haberim olmaz. Halk TV olmazsa sadece ben Tayyip Erdoğan’ın ‘gör’ dediklerini görürüm, ‘duy’ dediklerini duyarım ve gerçek bir vatandaş olarak kanaatimin oluşması ancak Halk TV sayesinde olur’ diyor.”

“Tabii burada dayanışma gösteren Tele 1’e, SZC TV’ye, diğer muhalif kanallara teşekkür etmek gerekiyor. Burada önemli olan şu: CHP olarak Halk TV’ye sahip çıkıyoruz ama bunun sadece CHP’nin üzerinde kalmaması lazım. Dün Bolu’ya gittim, geldim taziyeler için. Dört saat Halk TV izledim yolda ve bir yandan açıktı, devamlı gözümüzün önündeydi. Orada gösterilen hem kendi örgütümüzün tavrından çok memnunum İstanbul’da hem diğer muhalefet partilerinin açıklamaları son derece kyımetli. Burada düşülecek hata şu: Halk TV’yi yalnızlaştırırsanız tam da ülkeyi yönetenlerin, hepimizi susturmaya, sindirmeye çalışanların istediği şu: ‘Ben teker teker saldırayım. Canı yanan istediği kadar bağırsın. Nasılsa ben onları parça parça sindiririm. Burada Halk TV’ye yapılanları ben Özgür Özel olarak, ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanı ve son seçimlerin birinici partisi, Ocak 2025’in birinci partisinin genel başkanı olarak kendimize yapılmış sayıyoruz. Ben Özgür Özel olarak şahsen de kendime yapılmış sayıyorum, kurumsal olarak kendimize yapılmış sayıyoruz. Bütün CHP’lileri, 1 milyon 600 bin kişi, oy veren 17 buçuk milyon insan kendimize yapılmış sayıyoruz. Ve bizim dışımızda bu iktidarın düdüğünü öttürmeyen, bu iktidarın arkasına dizilmeyen onun vagonu olmayan kim varsa bu yapılan onun şahsına karşı da kurumuna karşı da yapılmıştır. Böyle bir sahip çıkmaya ihtiyaç var.”

“Özellikle en büyük tehlike şu: Bir arada durması gerekenlerin çatlak ses çıkarması. Aradan bir tuğlanın çekilmesi bile koca bir duvarı sallar. Biz iktidarın ördüğü korku duvarını yıkmaya çalışırken dayanışma duvarının içinde çatlak sese, olmadık hareketlere ihtiyaç yok. Ve gün kayıtsız, şartsız, amasız, fakatsız haksızlığa karşı hep birlikte olma günü. Haksızlığa uğrayan Zafer Partisi ise Zafer Partisi’nde olacağız, İYİ Parti ise İYİ Parti’de olacağız, Halk TV ise Halk TV’de olacağız. DEM Parti’ye bir haksızlık yapılıyorsa DEM Parti’ye destek vereceğiz. Muhalefette, ‘Öyle ama benim onunla yanyana gelmem mümkün değil…’ Siyasi görüş farklılığı, biz Ümit Özdağ ile çok farklı şeyler düşünüyor olabiliriz ama onun dışarıda olmadığı hergün Türkiye’nin kaybettiği bir gündür. En aykırı fikirlerin en özgürce söylenmesi şiddet çağırmadıktan sonra, insanların canına, kamu düzenine kastetmeyen her türlü tepki, protesto meşrudur. Bugün yapılmaya çalışılan insanların tepi vermesine engel olmaktır.”

“Hiçbir süreci birbirinden bağımsız görmeyelim: Yarın Ekrem İmamoğlu’nun ifade verecek olması, geçen hafta Gençlik Kolları Genel Başkanımıza imza zorunluluğu getirilen adli kontrol uygulaması, onun öncesinde Ümit Özdağ’ın tutuklanması, onun öncesinde birçok kuruma baskı, teğmenlerle ilgili soruşturma -bugün, yarın açıklanacak ve korkarım orada büyük bir yanlış yapacaklar- ama teğmenlerle ilgili alınmak istenen ihraç kararı, Halk TV’ye yapılanlar hepsi bir bütün. Hiçbirisi birbirinden ayrı değil. Çünkü bu iktidar yönetemiyor, ülkede büyük krizler var ve buna karşı olası ayağa kalkmaları sindirmeyece çalışıyor. Geçen hafta Ayşe Barım’ın tutuklanması, sanatçıların ifadeye çağrılması ve bunun 12 yıl önce Gezi’ye gitmek üzerinden yapılması insanlara, ‘Çok daha kötü günler geliyor. Susun, sinin, evinizde oturun. Sokağa çıkarsanız devlet sizi 12 yıl sonra gelir, bulur’ diyor.”

Özel: Erken seçim için her şeyi yapacağız… Göreceksiniz o sandık gelecek

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.