Süreç, özel bir hastanede bel fıtığı ameliyatı olan bir vatandaşın, tetkikler hariç hastaneye 73 bin lira ödeme yapmasıyla başladı. Ameliyat sonrası e-Devlet üzerinden işlem kayıtlarını kontrol eden vatandaş, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sisteminde işlem ücretinin 19 bin 180 lira olarak göründüğünü fark etti. Aradaki büyük farkın mevzuata aykırı olduğunu savunan kişi, fazladan alınan paranın iadesi talebiyle KDK’ya başvurdu.
KDK’nın incelemesi kapsamında görüşü sorulan hastane yönetimi, hastanın özel sağlık hizmetlerinden kendi rızasıyla faydalanmak istediğini ve ücret farkını ödemeyi kabul ettiğini öne sürerek iade talebini reddetti.
Ancak SGK’dan gelen resmi yazı, hastanenin savlarını çürüttü. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine göre, özel hastanelerin SGK’ya faturalanan tutarın en fazla iki katına kadar ilave ücret talep edebileceği hatırlatıldı. Yapılan hesaplamada, hastanenin yasal sınırı aşarak 34 bin 638 lira fazladan ücret tahsil ettiği kaydedildi. SGK, söz konusu hastane ile yapılan “Afiliye Üniversitesi Protokolü”nde cezai yaptırım maddesi bulunmadığı gerekçesiyle idari bir işlem yapılamadığını ve iadenin bu sebeple gerçekleştirilemediğini belirtti.
Başvuruyu haklı bulan KDK, kararın gerekçesinde çarpıcı tespitlere yer verdi. Hastanenin yasal sınırı aşan bedel alması ve SGK’nın bu duruma karşı yaptırım uygulayamamasının, vatandaş üzerinde “orantısız bir külfet” oluşturduğu belirtildi. Kararda, bu durumun kişinin sağlık hakkı ile vücut bütünlüğünün korunması hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale olduğu vurgulandı.
KDK’nın aldığı kararlar ve öneriler şunlardır:
Bu karar, özel hastanelerin “hastanın rızası var” savunmasının yasal sınırların üzerinde ücret alınması için geçerli bir gerekçe oluşturmadığını tescilleyen önemli bir hukuki dayanak olarak kayıtlara geçti.




Yorumlar kapalı.