Otoriterleşmiş, çıkar odaklı bir eksene kaymış, rayından çıkmış, bozulmuş bir siyasi kültürün ürettiği tahribatı gerçek bir demokratik siyasetle onarma iradesini herkes taşımalıdır. Toplumsal sorunlara üzerinde yükselmek için yeni bir basamak olarak bakan siyaset anlayışı artık yolun sonuna gelmiştir.
Özgür Özel, Cumhuriyet’in 102. yılında CHP’nin birinci parti olarak taşıdığı sorumluluğa dikkat çekti. Konuşmasında, CHP’nin Cumhuriyet’i kuran parti olduğu kadar onu yaşatmakla da yükümlü olduğunu vurguladı:
Milletimiz her düşüşte yeni düşmanlar yaratarak ayakta kalmaya çalışan siyasi bakışı artık topyekün reddetmektedir. Toplumsal barış, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü birbirinin ayrılmaz parçalarıdır. Biri olmadan diğeri hiçbir zaman tam olmayacaktır. Bu yüzden biz bu sürece terörsüz ve demokratik Türkiye süreci dedik ve bunun için gayret göstermeye devam ediyoruz.
Aynı sorumluluk anlayışıyla söylüyorum ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı sürece ilişkin ikircikli tutumundan rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmelidir. İktidar olmayı önce yurttaşın kalbine korku ve endişe salıp sonra da o korku ve endişeyi yönetmek olarak gören bir anlayışla sorunların çözülmeyeceği açıktır. “
CHP’ye yön çizilmeye çalışıldığını, ancak partinin “Türkiye’nin birinci partisi” olarak kendi siyasetine sahip olduğunu söyleyen Özel, “Kendine ait siyaseti olmayanlar başkalarının planlarında figüran olurlar” dedi.
Konuşmasının önemli bölümlerinden birini Kürt meselesi oluşturdu. Özel, bu meselenin bir toplumsal yük olduğunu belirtti:
Terör tanımını geniş bir çerçevede tarif eden Özel, “Terör evlatlarımızın büyüdüğünü görmeden, gelinlik damatlık giydiremeden kara toprağa vermektir. Terör yoksulluktur. Dünyadan geri kalmışlıktır” ifadelerini kullandı. CHP’nin bu alandaki politikalarının hiçbir dönemde siyasi çıkar arayışı içermediğini belirtti:




Yorumlar kapalı.