CHP’den Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanmasına tepki: Partimize yönelik giriştiği operasyonların mükâfatı!
Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki gösteren Özel, “Gün odur ki partiye geçmişte siyasi bir görevde olan, sonra partiye operasyon yapmak için İstanbul’a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığı’na atanabilmiştir” dedi.
“Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız. Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Ama kimsenin şüphesi olmasın: Bu saldırıyı, ülkeyi işgalden kurtarıp cumhuriyet ve ardından demokrasi hediye edebilmiş bir partinin kararlılığı, mücadelesi ve direnci durduracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz” diyen Özel, “Saldırıların ardı arkası kesilmeyeceğini düşünmemizi ve bunun umutsuzluk yaymasını bekleyenlere: sadece daha çok beklersiniz” ifadelerini kullandı. “Nasıl bugün Türkiye’nin 1. partisi olarak geldiysek, yeniden geleceğiz” dedi.
Özel, açıklamasının sonunda ise eski İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya seslenerek, 8 Eylül 2025’te yazdığı mesajı hatırlattı: “Yerlikaya’ya CHP İstanbul İl Başkanlığı’na 5 bin polis soktuğunda bir mesaj yazmıştım. Dedim ki ‘Bu mesajı sana sonra bir daha okutacağım’. Bugün okusun, o mesajı bir gün bir daha okutacağım.”
Kabine’de gece yarısı revizyonu: Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı değişti
Özel’in açıklamalarında öne çıkanlar şu şekilde:”Gün odur ki partiye geçmişte siyasi bir görevde olan sonra partiye operasyon yapmak için İstanbul’a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığı’na atanabilmiştir. İki siyasi görev arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine de saldıracak. İstanbul İl Kongresi’ni iki seçim önceki İl Kongresi iptal edip oraya kayyım atayacak. O kayyımı halen daha bir taraftan görevde tutacak. Bir yandan partinin tüm seçilmişlerine her fırsatta iftira kampanyaları üzerinden siyasi bir operasyon olduğu bilinen adli süreçleri yürütecek. Sonra da dönüp gelip tekrar siyasi bir pozisyona oturacak ve bütün dünyanın gözünün içine bakıp da “Türkiye hukuk devletidir.” diyecekler. Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız.Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın. Ama kimsenin şüphesi de olmasın. Bu saldırıyı ülke en ağır saldırı altındayken ülkeyi saldırıdan, işgalden kurtarıp bu ülkeye bir cumhuriyet ve ardından demokrasi hediye edebilmiş bir partinin kararlılığı, mücadelesi ve direnci bugünlere de damgasını vuracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz.
Sayın Genel Başkanımızın huzuruna nasıl bugün Türkiye’nin 1. partisi olarak geldiysek Türkiye’yi yöneten iktidar partisinin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı, onun, o partinin sorumluluk almış siyasetçileri dünüyle, bugünüyle, yarınıyla el ele, omuz omuza, kol kola girmiş yürüyen Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler ve Cumhuriyet Halk Partililer olarak buraya tekrar geleceğiz. O yüzden saldırı altında olmamıza ve bu saldırıların ardı arkası kesilmeyeceğini düşünmemizi ve bunun bir umutsuzluk yaymasını bekleyenlere sadece daha çok beklersiniz.
Deniz Baykal denince herhalde pek çok şey akla geliyor ama bu ülkede yaşayan herkesin hatırlaması gereken bir şey var; Erdoğan iktidara gelmeden önce Amerika’ya gitti, Amerika’da iktidara geldiğinde nasıl Amerika’da uyumlu iktidar olacağının sözünü verdi. Daha sonra partisi iktidara geldiğinde Amerika’nın Erdoğan’dan istediğin şey Irak’ı işgal etmek üzere Amerikan ordusunun Mersin limanının kullanarak orada konuşlanarak Irak operasyonu yapmasıydı. O operasyonun sonunda hayatının kaybedecek olan 1 milyon müslümanın kanını akıtmak üzere gelenlerin Türkiye üzerinden geçmesiydi. Erdoğan buna izin verdi ve Meclis’ten bunu istedi. Deniz Bey ve CHP grubu 1 Mart tezkeresinde buna direndiler. O işgalin Türkiye üzerinden yapılasına engel oldular. O gün o işgale evet diyen Tony Blair o utançla yaşıyor. Bugün de Trump’ın maşası olarak Gazze’nin işgalinin komiserliğine hazırlanıyor. Gazze’den Filistinlileri sürüp oraya oteller kumarhaneler yapacaklar. Hala o oyunun parçasındalar, biz bu oyuna Türkiye’yi alet etmeyen birinin huzurundaydık.
Erdoğan dün akşam yaptığı atamayla bizim tezimizin doğru olduğunun altına imza attı. Kendi tezinin yalan olduğunun da altına imza attı. Erdoğan’ın iddiası nedir? Türkiye bir hukuk devletidir. Bizim iddiamız nedir? Bu yapılanlar bir yargılama değil, siyasi bir operasyondur.




Yorumlar kapalı.