Konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Herkes kendine yakışanı yapıyor. Çok üzgünüm, bir baba ocağı bir daha kimsenin el uzatamayacağı şekilde geri almak üzere çıkıyoruz. Buraya bir daha geldiğimizde kimse buna cesaret edemeyecek.
Ben de, Ekrem Başkan da… ‘Değişim’ diye yola çıkan, burada gördüğünüz her bir partinin neferi de, ilk gün yola çıkamamışsa da değişimin samimiyetini, mücadelesini ve başarısını görüp ona katılan herkes, bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor.
Bu baba ocağına, Atatürk’ün evine, hepimizin baba ocağına, ana kucağına… Bugün sabahın 7’sinde biz onlara, ‘En kısa sürede kurultay ilan edin, bu sorun bitsin’ deyip, öğlen 12’de ‘Bunu konuşalım’ demişken; sabahın 7’sinde arkalarına Ankara’da ne kadar kriminal tip varsa onları takıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendine yakışanı yaptı. 80 yaşında bastonuyla burada direnen de, 16 yaşında Halkçı Liseli bir genç de kendine yakışanı yaptı.
Yapmayın dedik. Partiyi, kişisel hırslarınızdan dolayı bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti’ye teslim etme planının parçası, öznesi olmayın dedik. Dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti’nin hakiminden dilendiler.
Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru… Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Ne o ya? Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik? Teslim mi olacaktık?




Yorumlar kapalı.