Türkiye’nin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizlerin, geçmiş ve geleceğin ortak olduğu bilinciyle aşılacağına inandıklarını belirten Özel, beklenti ve amaçlarının çoklu krizleri, çoklu kimliklerle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak, Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmak olduğunu dile getirdi.
Özel, terörün yoksulluk ve dünyadan geri kalmışlık olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bu ülkenin geleceği kararmasın, Kürt olsun, Türk olsun ‘analar ağlamasın’ diye tarihsel bir tutarlılık içinde her dönemde barışı savunduk, savunmaya hep birlikte devam etmeliyiz. Bu meselenin Meclis çatısı altında toplumdan bir şey saklamadan, samimiyet, şeffaflık ve cesaretle çözülmesini istedik ve sonunda bu önerimize uygun olarak Meclis’te bir komisyon kurularak başlayan sürece destek verdik, veriyoruz. Yapılan hataları, eksik bırakılan konuları açıkça milletimizle muhataplarımızla paylaştık, paylaşmaya devam ediyoruz. Bu bizim için bir siyasi çıkar konusu asla olmadı. Biz bunu, bu milletin evlatlarının beka meselesi olarak gördük, görüyoruz. Meseleyi bir siyasi ikbal olarak gören anlayışı da üzülerek takip ediyoruz. CHP’ye rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları dikkatle takip ediyoruz.”
CHP’nin bugün Türkiye’nin birinci partisi olduğunu ifade eden Özel, “Kendine ait siyaseti olmayanlar başkalarının planlarına figüran olurlar. Bizim Türkiye’nin meselelerine ve ihtiyaç duyduğu çözümlere dair kendi müstakil siyasetimiz vardır. Terörün bitmesi, silahların susması ve bu meselenin demokratik zeminde çözülmesine dair irademiz tamdır” açıklamalarında bulundu.
Özel, toplumsal barış, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünün birbirinin ayrılmaz parçaları olduğunu, biri olmadan diğerinin hiçbir zaman tamamlanmayacağını belirterek, “Bu yüzden biz bu sürece ‘terörsüz ve demokratik Türkiye süreci’ dedik ve bunun için gayret göstermeye devam ediyoruz. Aynı sorumluluk anlayışıyla söylüyorum ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, sürece ilişkin ikircikli tutumundan, rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmelidir. İktidar olmayı önce yurttaşın kalbine korku ve endişe salıp sonra da o korku ve endişeyi yönetmek olarak gören bir anlayışla sorunların çözülmeyeceği açıktır, bunu herkes görmelidir” ifadelerini kullandı.
Kayyumluk sisteminin barış imkanını sabote ettiğini, “kent uzlaşısı” davalarının umutlara gölge düşürdüğünü savunan Özel, “30 yıl önce alınmış diplomaların bile iptal edildiği bir kriz ortamı, milletimizi ağır bir güvensizlik duygusuna sokmuştur. Bu çoklu krizleri aşmanın çaresi topyekun mücadeledir. Tüm demokratlar barış, demokrasi ve refah talebinde birleşmeli, birleşe birleşe kazanabileceğimizi bütün dünyaya göstermelidir. Bu düzenden tek başına kurtulmak mümkün değildir. Çare birleşe birleşe kazanmaktadır” değerlendirmelerinde bulundu.
Özel, belediye başkanlarının yargılandığı davaları hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:




Yorumlar kapalı.