Yargıtay’ın kararı, Pınar Gültekin’in ailesi tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Baba Sıddık Gültekin, verilen kararı kabul etmediklerini belirterek, “Kızı sen diri diri cenin pozisyonuna getiriyorsun, iple bağlıyorsun, varile koyuyorsun ve yakıyorsun, Yargıtay da normal bir ölümmüş gibi cezayı azaltmak için elinden geleni yapıyor. Biz bu kararı kesinlikle kabul etmiyoruz. Adli Tıp raporunda 11 profesörün imzası var. Bu kız diri diri yakılmış. Bu canavarca hisle değil de, nasıldır?” ifadelerini kullandı.
Acılı baba, “Bu kararın çıkmasına nasıl vicdanları el verdi? Evlat acısını çeken herkes beni anlayacaktır. Bizim ailemiz bitti. Yargıtay nasıl böyle bir karar verebilir? Biz hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” diyerek karara isyan etti.
Verilen bozma kararına tepki gösteren Pınar Gültekin’in babası Sıddık Gültekin, şunları kaydetti:
“5’inci yıla giriyoruz neredeyse, mahkememiz devam ediyordu. Maalesef dün akşam çok kötü bir haber aldık, Yargıtay’da 3’e 2 oy ile kararı bozmuşlar. Mertcan Avcı’nın cezası onaylanmış 4 yıl, ama maalesef caninin, cinayeti işleyen kişinin cezasını bozmuşlar. Niyetleri belli. Muğla mahkemesinde böyleydi bizi yargılayan 23 yıl ceza veren mahkemede aynısını yaptı. Ama şerefli hakimler bitmemiş. İzmir’de gereken cevabı verdiler. Gereken cezayı da verdiler Yargıtay bunu bozdu. Biz sonuna kadar hukuk mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü biz hukuk devletinde yaşıyoruz. Böyle olmaması lazım. Bir insan daha nasıl ölsün? Kızı sen diri diri cenin pozisyonuna getiriyorsun, iple bağlıyorsun, varile koyuyorsun, yakıyorsun. Yargıtay, normal bir ölümmüş gibi cezayı azaltmak için elinden geleni yapmış. Biz bu kararı kesinlikle kabul etmiyoruz. Adli Tıp raporu kararı var. 11 profesörün imzası var bu kararda. Diri diri yakılmış bu kızcağız. Canavarca hisle değil de nasıl? Artık bizim hiçbir güvencemiz kalmadı. Trafikte bile güvencemiz kalmadı. Eğer bu ceza böyleyse, yarın öbür gün trafikte her an için herkes öldürülebilir. Sanki benim kızım dün akşam gözümün önünde varilde diri diri yakıldı. Bu gerçekten çok zorumuza gidiyor. Ama yapacak bir şey yok. Mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Evlat acısını çeken bütün insanlar beni anlar diye düşünüyorum çünkü benim yüreğim yandı. Bizim ailemiz bitti. Böyle bir karara nasıl vicdanları el verdi? Ben Yargıtay’a sesleniyorum, nasıl böyle bir karar verebilirsiniz? Garabet bir karar bu. Kararı tanımıyorum.”
Yargıtay’ın kararının hukuken ve fiilen kabul edilemez olduğunu söyleyen ailenin avukatı Rezan Epözdemir, “Yargıtayın vermiş olduğu bu karar açıkça hukuku dayanaktan yoksun ve mesnetsiz bir karar. Bize göre bir hukuk garabeti mahiyetinde. Biliyorsunuz, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi tarafından bir karar verilmişti. Cemal Metin Avcı ile ilgili ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Taraflar bu konuda temyiz başvuru hakkını kullandı. Temyiz yoluna başvurmuştu ve süreç Yargıtay’a taşınmıştı. Bugün itibarı ile basına yansıyan haberlere göre, ki karar karar bize tebliğ edilmedi, biz buna muttali olamadık ama bugün itibarı ile kamuoyuna yansıyan haberlere göre, bu karar sanık lehine bozulmuş. Temelde iki gerekçe ile bozulmuş. Bir, Yargıtay burada bir haksız tahrik uygulanmalı demiş ki, bize göre bu hukuken, fiilen kabul edilemez. Çünkü yargılama esnasında üç defa haksız tahrik savunmasını yaptı sanık Cemal Metin Avcı, cezayı minimize etmek amacıyla. Kurgulanmış, ezberlenmiş bir savunmaydı bu. Üç defa değişti, aşamalarda değişti, çelişkili bir haksız tahrik savunması yapıldı. Nihayetinde delillerle de desteklenmediği için İzmir Bölge Adliye mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi bu savunmaya itibar etmedi. Cezayı minimize etmeye yönelik kurgulanmış ve ezberlenmiş bir savunma dedi. Fakat Yargıtay burada haksız tahrik uygulanmalı diyor. Bize göre bu hukuken ve fiilen kabul edilemez” şeklinde konuştu.
Gültekin’in ölümünün ‘Canavarca his’ tanımı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen avukat Epözdemir, “Biliyorsunuz Adli Tıp Kurumu raporuna göre, maktule Pınar Gültekin diri diri yakılmış. Henüz yaşarken hayatına son verilmiş, canlı canlı yakılmış. TCK 82’nci maddesi bu bir canavarca hisle ve eziyet çektirmek suretiyle kasten öldürmedir diyor. Canavarca hissin tanımı nedir dediğimizde, TCK 82’nci maddesine göre, gerekçede tam da bu örnekleme yapılıyor. Canavarca his, bir kimsenin diri diri, canlı yakılarak katledilmesi neticesinde ortaya çıkan bir nitelikli kasten öldürme halidir deniliyor. Buna rağmen Adli Tıp Kurumu raporuna göre, canavarca hisle yakıldığı yani diri diri yakıldığı sabit olan, üzerine beton dökülmüş bir varil yardımıyla nehre atılmış, bir sanık bakımından, ‘Hayır burada canavarca bir his yoktur’ diyor Yargıtay. ‘Burada nitelikli kasten öldürme yoktur, kasten öldürmenin basit hali söz konusudur’ diyor. Böyle bir gerekçe ile bozma kararı verdiği söylendi. Tabii bu karar üçe iki çıkmış. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi Başkan Vekili Osman Atalay ve bu karara muhalif kalmış bir başka üye daha muhalif kalmış, karar oy çokluğu ile çıkmış. Biz bundan sonra, sonuna kadar hukuki mücadelemize devam edeceğiz. Ceza Muhakemesi Kanunu 380’inci maddesine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde itiraz yetkisinin kullanılması için başvurumuzu yapacağız. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu itiraz yetkisini kullanacağını düşünüyoruz ve bu yanlışın Yargıtay Genel Ceza Kurulu’ndan döneceği kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.



