İnanlı şunları söyledi:
“Çok fazla konu var aslında dediğiniz gibi gündem çok yoğun. Saraçhane’den başlarsak aslında Saraçhane binası 1953 yılında yapılmış bir bina vakıf malı falan değil. Fakat hükümetin biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığı tarihten bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elindeki her şeye bir el koyma hareketi var 2019-2024 arası bunları yaşadık. Yüzlerce engellemeler yaşadık. Kanunları değiştirdiler, UKOME’yi değiştirdiler, yönetmelikleri değiştirdiler. Yani AK Parti dönemindeki AKP’nin sahip olduğu her türlü hakkı elinden alıp çalışmaları engellemeye çalıştılar. Bir Kanunun değişikliği yapıldı. Son dönemlerde bildiğiniz gibi Kasım 2025’te Vakıflar Kanunu’na bir madde eklendi. 30. madde.Bu madde zaten tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğünün daha doğrusu hükümetin canının istediği mal varlığını el koymasını sağlayan köksüz, temelsiz, hiçbir anlamı olmayan aslında vakıf varlığının da vakıf kelimesinin de içini boşaltan bir kanundu.
Bu kanunla şunu yaptı. Geçmişinde bir vakıftan doğmamış olsa bile yani bir Vakıf malı olmasa bile Vakıflar Genel Müdürlüğü bir tarafında ufak bir çivi çaksa bir tadilat yapsa burası da vakıf malı sayılır ve bu alınır Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilir dendi. Kanun özeti bu açıkçası. Bu nasıl çıktı? Bizce şöyle çıktı. Gezi Parkı’nı almak için hatırlarsanız pek çok operasyon yaptı. Gezi Parkı’nı aldılar ve dava açtı. Gezi Parkı davasını İBB kazandı. Neden kazandı? Çünkü Gezi Parkı’nın bir vakıf malı olmadığını ispatladık. Ve bunlar baktılar ki Galata Kulesi o da vakıf malı değil, Cenevizliler yapmış. Yere Batan Sarnıcı aslında vakıf malı değil. Hiçbirisi vakıf malı değil. Ama el koymak için bir şey bulmaları gerekiyordu. Şu dönemde esasen anayasamızda yazan kuvvetler ayrılığı prensibi çok uzun zamandır yok ülkemizde maalesef. Yasama, yürütme, yargı tek elde toplanmış durumda.
Ve Vakıflar Kanunu’nun 30.maddesine dayanarak Yerebatan Sarnıcı’nın Yerebatan Sarnıcı İBB’nin tarafından restore edilip milyonlar harcanıp ve insanların ziyaretine açıldıktan sonra bir gecede bir sabah uyandık baktık ki tapu gitmiş. Öncesinde bildirim yok. Beşiktaş İskelesi gitmiş bir gecede gitmiş. Şerefiye Sarnıcı bir gecede gitmiş. Bunu nasıl görüyoruz? Sabah uyanıyoruz bakıyoruz ya tapularımız yerinde duruyor mu? Bir bakıyorum tapum yok. Tapum artık başkasının olmuş ve bu uygulamaların bundan sonra da devam edeceğinin biz duyumunu alıyoruz. Şu anda Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gündeminde Saraçhane binamızın da tapusunu devretme sürecinin olduğunu duyuyoruz. Saraçhane şu anda bizim hala İBB’nin mülkiyetinde ama yarın sabah uyandığımızda bizde olup olmayacağını bilmiyoruz.
Yani Ekrem Başkan’ın dediği gibi 31 yıllık diploması bir gecede iptal ediyor. Sabah bakıyorsunuz diplomanız yok. O zaman şöyle demişti ‘Mülkiyet hakkı ortadan kalkmıştır’ tapularınız da gidecek. Evet tapularımız da gitti. Bir sabah uyanıyoruz tapumuz yok. Ve biz bir sabah uyandık partimiz de yok. Hükümet her şeye el koyabiliyor. Öyle bir dönemdeyiz ki AKP yargı kolları eliyle diyoruz artık bir gecede her şeyinize el koyulabilir bir hale geldi. Saraçhane’nin durumu budur. Şu anda değil fakat Karaköy Katlı Otoparkı burası da gitmek üzere bunu da biliyoruz. Hazırlıklarını yapıyorlar. Orası da gidecek. Neden? Çünkü 30. madde öyle geniş ki ben Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak geçmişte bir tarihte küçük bir restorasyon yaptım buraya iki çivi çaktım diyerek hak elde edebiliyor hak iddia edebiliyor.
Yani bu anayasaya o kadar açık bir hak gasbı ki şimdi bakın yere batan sarnıcı için tahliye kararı da gönderdiler bize. Vakıflar dedi ki burası bizim. Kaymakamlık eliyle de tahliye kararı gönderdi. Tahliye kararına karşı dava açtık. Yürütmenin durdurulması verildi önce fakat önceki gün bayramdan önce o da kalktı ve biz tapu iptal davası açtık. Tapu iptal davamız devam ediyor. Tapu iptal davası beklenmiyor. Bayramdan sonra ne ile karşılaşacağımızı hiç bilmiyoruz. Bu ülkede artık hiç kimsenin güvencesi yok maalesef.




Yorumlar kapalı.