Seçil Erzan, mektubunda en ağır suçlamaları Arda Turan’a yöneltti. Turan’ın 6.5 milyon dolar verip bir ayda 7.5 milyon dolar aldığını ancak “iki katını alamadığı için” şikayetçi olduğunu iddia eden Erzan, “Arda Turan’ın korkunç bir para hırsı var. Faiz almak için gayrimenkullerini sattı, kredi çekti. Borçlarını kapattım, kredisini ödedim, üstüne faiz ödediğim halde daha fazlasını istedi. Ödemesini yapmadan Rolls-Royce marka araba almış, galerici ödeme için beni arıyordu. Galericiye ödemeyi ben yaptım” ifadelerini kullandı.
Erzan’ın iddiaları Arda Turan ile sınırlı kalmadı. Diğer futbolcular hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulundu:
Semih Kaya: “3.2 milyon dolar verdi, 1 ay sonra 4 milyon dolar olarak geri verdim. Sadece 6 günde 725 bin dolar, yani %6.420 faiz aldı. Aldığı parayla araba ve Bodrum’da ev aldı ama doymadı.”
Selçuk İnan: “3 milyon dolar faiz aldı.”
Ayhan Akman: “Çok üzerime geldi. Bana banka müdürü ile olan fotoğraflarımı gönderip şantaj yapıyordu.”
Erzan, mektubunda bu isimlerin hiçbirinin “Fatih Terim Fonu” gibi yasal bir fona inanmadığını, hepsinin sistemin kayıt dışı para aklama olduğunu bildiğini öne sürdü. Erzan, sürecin sonlarına doğru yaşanan kaosu şu sözlerle anlattı: “Sonra birbirlerinin paralarını kapışmaya başladılar. Ellerinde dekontlarla otoparkta, sokak aralarında, araba bagajlarında bekleyerek paraları kapıştılar. Çünkü bu kayıt dışı paraydı.”
Erzan, mektubunda “Neden paraları pastanede verdiler? Neden sadece benimle görüştüler? Neden hesaplarına hiç bakmadılar?” gibi sorular sorarak, futbolcuların da sistemin illegal olduğunun farkında olduğunu ima etti. Bu mektubun, davanın seyrini nasıl etkileyeceği merak konusu oldu.



